Klorzoksazon:
Emilim: Klorzoksazon ağızdan alındıktan genellikle 30 dakika sonra plazmada saptanır ve I-2
saat içerisinde doruk
plazma konsantrasyonlarına ulaşılır. 500 mg klorzoksazonun çoklu oral
dozlarını takiben yaklaşık 15-17 mikrogram/ml'lik ortalama doruk plazma konsantrasyonları
elde edilir. Genellikle etki başlangicı ilacın uygulanmasından sonraki 4 saat içinde ortaya
çıkar.
Dağılım: Klorzoksazon için ortalama görünür dağılım hacmi 0,31 l/kg'dır.
Biyotransformasyon:
Klorzoksazon
karaciğerde
inaktif
metabolit
olan 6-
hidroksiklorzoksazona metabolize edilir. Bu metabolit, esas olarak glukuronid konjugatı
şeklinde böbreklerden atılır. Ayrıca idrarın rengini değiştirebilen bir aminofenol metaboliti de
saptanmıştır.
Eliminasyon: Klorzoksazonun eliminasyon yarılanma ömrü yaklaşık olarak 1-2 saattir.
Klorzoksazon dozunun %6'dan daha az bir miktarı 24 saat içerisinde idrarla değişmeden
atılır.
Hastalardaki karakteristik özellikler
Böbrek yetmezliği olan hastalar: Hafif böbrek yetmezliği olan hastalarda (
kreatinin klerensi
40-75ml/dakika) klorzoksazonun ne görünür eliminasyonunda ne de biyoyararlanımında
sağlıklı yetişkinlerde görülenden anlamlı bir farkhılık bulunur.
Karaciğer yetmezliği olan hastalar: Sınırlı sayıdaki klinik veri,
serum albümini genellikle ≤
3,5 g/dl olan karaciğer bozukluğu bulunan hastaların klorzoksazonu daha yavaş oranda
metabolize ettiğini göstermektedir. Bu durum, sağlıklı yetişkinlerde olduğundan daha fazla
ilaç birikimine neden olur.
Parasetamol:
Emilim:
Parasetamolün absorpsiyonu başlıca ince barsaklardan pasif difüzyon ile olur. Gastrik
boşalma, oral uygulanan parasetamol absorpsiyonu için hız sınırlayıcı bir basamaktır. Doruk
plazma parasetamol konsantrasyonu formülasyona bağlı olarak genellikle oral uygulamadan
sonra 30 ila 90 dakika arasında meydana gelir. Parasetamol değişken bir oranda ilk geçiş
metabolizmasına uğradığı için oral uygulamadan sonra
sistemik dolaşımda tam olarak
bulunmaz. Erişkinlerdeki oral biyoyararlanımının uygulanan parasetamol miktarına bağlı
8/12
olduğu görülmektedir. Oral biyoyararlanım 500 mg'lık dozdan sonra %63 iken, 1 veya 2 g
(
tablet formu) dozundan sonra yaklaşık %90’a yükselir.
Dağılım:
-
Parasetamol
birçok vücut sıvısına eşit miktarda dağılır; tahmini dağılım hacmi 0.95 l/kg'dır.
Terapötik dozları takiben parasetamol plazma proteinlerine önemli oranda bağlanmaz.
Çocuklardaki dağılım kinctiği (Vd/F) erişkinlerdekine benzerdir.
Biyotransformasyon:
Terapötik dozlardan sonra parasetamolün plazma yarılanma ömrü 1.5-2.5 saat arasındadır.
Parasetamol karaciğerde metabolize olur ve insanda çok sayıda metabolitleri tanımlanmıştır.
İdrarla atılan majör metaboliti glukuronid ve sülfat konjugatıdır. Parasetamolün %10 kadarı
minör bir yolla sitokrom P-450 karma fonksiyonlu oksidaz
sistemi (başlıca CYP2E1 ve
CYP3A4) ile reaktif bir metabolit olan asetamidokinona dönüşür. Bu metabolit hizla
indirgenmiş glutatyon ile konjuge olur ve sistein ve merkaptürik asit konjugatları şeklinde
atılır. Büyük miktarlarda parasetamol alındığında
hepatik glutatyon azalabilir ve vital
hepatoselüler makromoleküllerine kovalan olarak bağlanan hepatosit asetamidokinonun aşırı
birikmesine yol açar. Bu da
doz aşımı durumunda görülebilen hepatik nekroza yol açar.
Eliminasyon:
Tek dozu (1000 mg i.v.) takiben parasetamolün total vücut klerensi yaklaşık 5 ml/dak/kg'dır.
Parasetamolün
renal klerensi idrar akış hızına bağlıdır, fakat pH'ya bağlı değildir. Uygulanan
ilacın %4'ten daha azı değişmemiş parasetamol halinde atılır. Sağlıklı bireylerde terapötik
dozun yaklaşık %85-95’i 24 saat içinde idrar ile atılır.
Doğrusallık ve Doğrusal OImayan Durum:
Reaktif parasetamol metabolitlerinin karaciğer
hücre proteinlerine bağlanmasi, hepatoselüler
hasara sebep olur. Terapötik dozlarda, bu metabolitler, glutatyon tarafindan bağlanır ve
nontoksik konjugatlar oluştururlar. Ancak masif doz aşımı halinde, karaciğerin (glutatyon
oluşumunu kolaylaştıran ve teşvik eden) SH-donörleri deposu tükenir; ilacın toksik
metabolitleri karaciğerde birikir ve karaciğer hücre nekrozu gelişir ve bu da karaciğer
fonksiyonunda bozulmaya ve giderek hepatik komaya kadar ilerler.
Pozolojiye uygun kullanıldığında farmakokinetiği doğrusaldır.
Hastalardaki karakteristik özellikler
Renal_yetmezlikte_
farmakokinetik:_2-8 saatler arasında ortalama plazma yarılanma ömrü
normal ve böbrek yetmezliği olan hastalarda aynıdır, fakat 8-24 saatler arasında böbrek
yetmezliğinde eliminasyon hızı azalır.
Kronik renal yetmezlikte glukuronid ve sülfat
konjugatlarında belirgin birikme olur. Ana bileşiğin kısıtlı rejenerasyonuyla kronik böbrek
yetmezliği olan hastalarda biriken parasetamol konjugatlarında bir miktar ekstra eliminasyon
oluşabilir. Kronik böbrek yetmezliğinde parasetamol doz aralıklarını uzatmak tavsiye edilir.
Hemodiyalizde parasetamol plazma düzeyleri azalabileceğinden terapötik
kan düzeylerini
korumak için ilave parasetamol dozları gerekebilir.
Hepatik_yetmezlikte farmakokinetik:_Hafif karaciğer hastalığı olan hastalardaki ortalama
plazma yarılanma ömrü normal bireylerdekine benzerdir, fakat ciddi karaciğer yetmezliğinde
önemli derecede uzar (yaklaşık %75). Bununla beraber, yarılanma ömrünün uzamasının klinik
önemi açık değildir; çünkü karaciğer hastalığı olan hastalarda ilaç birikmesi ve hepatoksisite
olduğu kanıtlanmamış ve glutatyon konjugasyonu azalmamıştır. Kronik
stabil karaciğer
hastalıği olan 20 hastaya 13 gün günde 4 g parasetamol verilmesi karaciğer fonksiyonunda
9/12
bozulmaya yol açmamıştır. Hafif karaciğer hastalığında önerilen dozlarda alındığında
parasetamolün zararlı olduğu kanıtlanmamıştır. Bununla beraber, şiddetli karaciğer
hastalığında, plazma parasetamol yarılanma ömrü önemli derecede uzamıştır.
Yaşlılarda_farmakokinetik:_Genç ve
yaşlı sağlıklı denekler arasında farmakokinetik
parametrelerde gözlenen farklılıkların klinik olarak önemli olduğu düşünülmemektedir.
Bununla beraber serum parasetamol yarılanma ömrünün belirgin derecede arttığını (yaklaşık
%84) ve parasetamol klerensinin zayıf, hareketsiz ve yaşlı hastalarda sağlıklı genç kişilere
nazaran azaldığını (yaklaşık %47) düşündüren kanıtlar vardır.
Çocuklarda farmakokinetik: Çalışmalar 0-2 gün arasındaki yeni doğanlarda ve 3-10 yaş
arasındaki çocuklarda parasetamol major metabolitinin parasetamol sülfat olduğunu
göstermiştir. Yetişkinlerdeki ve 12 yaş ve üzeri çocuklardaki veriler, major metabolitin
glukoronid konjugatı olduğunu göstermiştir. Bununla beraber, parasetamolün genel
eliminasyon hızında veya idrara geçen toplam ilaç miktarında yaşa ilişkin önemli farklılıklar
yoktur.