Yenidoğan
YENİDOĞAN
Yenidoğan, 6 haftalıktan daha küçük bebekleri tanımlamak için kullanılır. Sağlıkl yenidoğanlar, dış dünyaya gelir gelmez ve yaşam desteklerini sağlayan plasentayı göbeklerine bağlayan kordon işlevini yitirmeden önce, nefes alıp vermeye başlar. Göbek kordonu, genellikle işlevini yitirene kadar kesilmez, daha sonra sıkıştırılır ya da bazı ülkelerde bağlanır. Yenidoğanın başı, bedenine göre oransız bir biçimde büyüktür; eğer varsa saçı, ıslaktır; derisi soyulmuş, kırışık ya da tüylü olabilir; ten rengi kırmızi, pembe ya da mavidir.
Bebek, uyanık ya da ağlıyor olabileceği gibi sakin ve uykulu da olabilir Gebeliğin üçüncü ayından itibaren doğmamış çocuğun (cenin) bedenin büyük bir kısmında (özellikle alın, yanaklar, sırt ve omuzlarda) çok hassas tüyler çıkaran kıl folikülleri oluşur. Bu tüylere lanugo adı verilir (yün anlamına gelen Latince lana sözcüğünden türetilmiştir). Kaş, gözkapağı ve kafa derisi dışında diğer bölgelerdeki lanugo, doğumdan önce dökülür; bu bölgelerdeki lanugoysa, doğumdan birkaç ay sonra daha kalın tüyler çıkana dek kalır. Doğumdan sonra kıl folikülü oluşmaz. Yenidoğanda yetişkinlere oranla daha çok ayrık kemik vardır. (Çocuk büyürken iskeletinin büyük bir kısmı kemikleşir ve birbirine kaynaşır).
Yenidoğanın kafatası, bıngıldakların bir arada tuttuğu çok sayıda ayrık kemikten oluşur; en belirgin yumuşak nokta (bıngıldak), kafatasının tepesinde yer alır. Yenidoğanın alnı, dar ve eğimlidir; çenesi, geriye doğru çekiktir; normal doğumla dünyaya gelen bebeklerinki baskı nedeniyle hafifçe biçimsizdir; ancak bu, geçici bir durumdur Yenidoğanın derisi, verniks adı verilen kaymaksı bir maddeyle kaplı olabilir. Eğer bebek, arka pozisyonda (bebeğin omurgası annesinin omurgasına karşı) dünyaya gelmişse kafatası uzun olabilir; doğum kanalından önce bebeğin yüzü çıkmışsa, yüz kısmı şiş ve ezilmiş olabilir.
Rahmin kasılmaları, bebeğin başını henüz tamamen açılmamış rahim boynuna doğru itmişse, bebeğin başının üzerinde kabarcığa benzeyen geniş bir şişlik olabilir (kaput). Annenin hormonlarının hâlâ bebeğin kan dolaşımında bulunması sonucu, cinsel organlar büyük olabilir; bazı kızlarda regl kanamasına benzer bir kanama görülebilir ve her iki cinsin memelerinden “süt" gelebilir; bütün bunlar kısa bir süre sonra kaybolur. Gebeliğin 37. haftasından önce dünyaya gelen bebekler, prematüre olarak tanımlanır Bu bebekler, gelişimini tamamlamamıştır, vaktinde doğan bebeklerden daha küçüktürler ve genellikle özel bakıma gereksinim duyarlar Vaktinde doğan bebeklere oranla daha fazla tüyle (lanugo) kaplıdır.
Solunum, kalp ve damar sorunlarıyla kansızlık, sarılık ve beslenme sorunlarının yaygın görüldüğü bu bebekler, beden isılarını denetleyemez. Prematüre bebekler, enfeksiyona karşı savunmasızdır. Gebeliğin normal süresinden sonra dünyaya gelen bebekler, postmatür olarak tanımlanır; derileri, kuru ve pul puldur; el ve ayak tırnakları uzundur. Bazı postmatür bebekler, iyi beslenmemiştir ve orantısız derecede geniş başları vardır; bu bebekler, vaktine oranla küçük olarak tanımlanır. Sanayileşmiş ülkelerin birçoğunda, doğumdan hemen sonra yeni doğana Apgar testi (testi bulan Amerikalı anestezi uzmanı Virginia Apgar'ın adı verilmiştir) adı verilen bir test yapılır.
Apgar testi, kalp atışı oranı, solunum, deri rengi, kas tonu ve refleks yanıtlarına bağlı olarak bebeğin durumu hakkında bütün gözlemleri değerlendirir. Test, ilkinden beş dakika sonra tekrarlanır. Bir diğer test olan Yenidoğan Davranış Değerlendirmesi Ölçeği, tüm dünyada uygulanır. Amerikalı çocuk hastalıkları uzmanı T. Berry Brazelton tarafından geliştirilen bu test, insanlardan ve başka şeylerden gelen uyarılara karşı bebeğin tepkilerini ölçer. Yenidoğana uygulanan diğer testler: baş çapının ölçülmesi, baştan topuğa boyun ölçülmesi, kilonun kaydedilmesi, olası bir çıkığa karşı kalçayla çenenin kontrol edilmesi ve yarık damak olup olmadığını anlamak için ağzın kontrol edilmesi.
Bebeğin refleksleri de testten geçirilir. Asit oranını saptamak için, göbek kordonu atardamarından alınan kana pH testi yapılabilir. pH düzeyinin düşük olması, kanla dokuların çok fazla metabolik ürün içerdiğini ve bebeğin oksijen gereksinimin karşılanmadığını gösterir. K vitamini eksikliğine bağlı kanamanın (yenidoğanda kanamalı hastalık) önlenmesi için damar ya da ağız yoluyla K vitamini verilebilir. Yenidoğanlarda kanın pıhtılaşması için gerekli olan K vitamini, çok az miktarda bulunur. K vitamini eksikliği olan bebeklerde doğumdan Bir bebeğin kafatasında doğum sırasında kafatasının biraz sıkışmasına olanak tanıyan altı "yumuşak nokta" vardır. Bu bölgelere bıngıldak adı verilir.
Bebeğin ikinci doğum gününe kadar bu kemikler, birbirine kaynaşır. 26 hafta sonrasına kadar, genellikle doğumdan sonraki 4-6. haftalar arasında, göbek ya da kafatası kanamaları görülebilir.
Benzer tıbbi terimler
Tümünü görAdenohipofiz
Adenohipofiz (hipofiz bezi ön kısmı) de hipotalamusun denetimi altındadır; ancak hipotalamustan hipofize uzanan özel bir kan damarı sistemi içine salgılanan hormonlarla düzenlenir.
Âdet sorunlari
Âdetten önceki günler bazı kadınlar için sıkıntı verici zamanlardır; bu âdet öncesi gerginlik veya âdet öncesi sendromu olarak bilinir ve âdet sırasındaki ağrı veya rahatsızlık olan dismenoreden (ağrılı âdet görme) ayırt edilmelidir.
Aerobik egzersizler
Bu tür egzersizler, solunum ve kalp atış hızını istenen en yüksek seviyeye getirip, 1520 dakika bu düzeyde tutulması için, kasların tam kapasiteleriyle uzun süre hareket ettirilmesine dayanan, yürüyüş ya da koşma gibi
Ağ tabaka tümörü
Retinoblastom, genellikle beş yaşından küçük çocuklarda görülen, potansiyel olarak öldürücü ağ tabaka tümörüdür.
Ağrı kontrolü
Doğum, ağrılı bir deneyimdir; bu nedenle sanayileşmiş toplumlardaki birçok kadın, doğum sancısıyla başa çıkabilmek için bazı tıbbi yöntemlere başvurur.
Ağrının tedavisi
Ağrıyı dindirmek için kullanılan en yaygın yöntem, ilaçlardır.
Kullanıcı yorumları
0 yorum
Yorumlar yükleniyor...