Koma

Bilinç kaybı ve iç (dolu bir mesane gibi) ve dış (örn. çimdiklenmeye karşı) uyaranlara yanıtsızlık durumudur. Koma, bilinç aktivitesinde ve bilincin sürdürülmesinde rol alan bevin alanlarındaki bozukluk ya da hasarlardan kaynaklanır. Bu alanlar bilhassa serebrum, beyin kökü ve başta limbik sistem olmak üzere beynin merkezi bölgeleridir. Komaya neden olan durumlar arasinda kafa travması, beynin kismen ya da tamamen kanlanmadığı inme ve kalp durması gibi durumlar ile menenjit ve ensefalit gibi beyni etkileyen infeksiyonlar sayılabilir. Ek olarak kanda bazı maddelerin aşırı yüksek ya da düşük düzeyleri komaya neden olabilir. Örneğin diyabetli birinde kan glukoz (şeker) düzeyleri anormal derecelere düşer ya da çıkarsa o kişi komaya girebilir. SEMPTOMLAR Koma değişik derinliklerde olabilir. Daha az şiddetli formlarında kişi küçük hareketler yapabilir ve belirli uyarılara yanıt verebilir. Derin bir komada olan kişi herhangi bir hareket yapamaz ve hiçbir uyarıya yanit veremez. Bununla birlikte derin komada olan kişilerde bile yardımsız solunum ya da gözü açıp kapama gibi bazı otomatik yanıtlar gözlenebilir. Ancak alt beyin sapı hasar gördüğünde yaşamsal vücut fonksiyonları bozulur, bu durumda ki şinin yaşamını sürdürmek için yapay solunum ve dolaşım desteği vermek zorunlu hale gelir. SONUÇLAR Beyin hasarı hafif ve geri dönebilir nitelik te ise tam iyileşme olabilir. Şiddetli travmayla birlikte olan derin komada ise uzun dönemde kaslarda zayıflık ya da davranış değişiklikleri gibi nörolojik sorunlar göz lenir. Derin komada olan bir kişi (kalıcı bitkisel yaşam durumu olarak da bilinir), beyin sapı fonksiyonları mevcutsa yıllarca yaşatılabilir. Beyin sapı fonksiyonlarında tam ve geri dönüşsüz bir kayıp beyin ölümü (tüm beyin fonksiyonlarının kalıcı olarak sonlanması) anlamina gelir.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...