Depresyon
Duygusal esenliğin azaldığı hissiyle birlikte, üzüntü, umutsuzluk duyguları ve yaşama olan ilginin kaybolması; çöküntü. Pek çok kişi, genellikle üzücü bir olaya karşı normal bir tepki olarak bu duyguları zaman zaman yaşar; örneğin, yakın bir akrabası öldüğü zaman insanın kendini cöküntülü hissetmesi doğaldır. Bununla birlikte, kişinin davranışları ve fiziksel durumu da etkilendiği zaman bu, söz konusu semptomun depresif bir hastalığın bir parçası olduğunun gösterir. Herhangi bir görünür neden olmaksızın meydana gelen, derinleşen ve bir türlü geçmeyen depresyon çeşitli psikiyatrik hastalıkların bir parçası olarak meydana gelebilir. Depresyondan mustarip olan bazı kişilere en sonunda bipolar (iki uçlu) bozukluk tanısı konulur; bu bozukluk, depresyon episodları ile mani episodlarının (aşırı uyarılmış duygu durumu ve kontrolsüz davranış dönemlerinin) birbirini izlemesiyle ayırt edilir. SEMPTOMLARI Semptomlar durumun şiddetine bağl olarak değişir. Hafif depresyondan mustarip olan bir kişide, ana semptomlar kaygı (anksiyete) ve değişken duygu durumudur; böyle bir kişi görünür bir neden olmaksızın ortaya çıkan ağlama nöbetleri geçirebilir. Daha şiddetli depresyon iştah kaybına, uyuma güçlüğüne, yorgunluğa, sosyal aktivitelere olan ilginin kaybolmasına ve dikkatini toplama yeteneğinin bozulmasına neden olabilir; hareket ve düşünme de yavaşlayabilir. Alternatif olarak, bunun aksi meydana gelir ve kişi aşırı kaygılı duruma gelebilir. Ağır depresyonlu kişilerde intihar etme düşünceleri ve değersizlik duygular bulunabilir. Uç olgularda sanrılar ya da sabuklamalar da meydana gelebilir. NEDENLERİ Çoğu kez, açık seçik tek bir neden yoktur; birçok faktörü kombinasyonu söz konusu olabilir. Bedensel hastalıklar (örneğin, bir virüs infeksiyonu), hormon bozuklukları (örneğin, hipotiroidizm) ya da çocuk doğurduktan sonra oluşan hormon değisiklikleri (bkz. doğum sonrası depresyon) depresyonu tetikleyebilir. Gebeliği önleyici haplar (oral kontraseptifler) gibi belirli ilaçlar bu duruma katkıda bulunabilir. Kalıtım, bipolar bozuklukta rol oynayabilir. Bazı kişiler, belki de uzun saatler süren karanlığa tepki olarak kışın depresyona girerler (bkz. mevsimsel duygulanım bozukluğu sendromu). Bu nedenlerin dışında, rol oynuyor olabilecek sosyal ve psikolojik faktörler de vardır. Depresyon kişinin yaşamındaki rahatsız edici birçok değişiklikle veya olayla da ilgili olabilir. İNSİDANSI Depresyon en yaygın görülen ciddi psikiyatrik hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü'nün sıralamasına göre, dünya çapında önde gelen 10 hastalık nedeni arasında dördüncüdür. Her 6 kişiden l'inin yaşamının bir döneminde şu ya da bu derecede depresyon yaşadığı tahmin edilD mektedir ve her 20 kişiden 1'i klinik depresif hastalık geliştirir. Depresyon 50 yaş üzeri kişilerde özellikle yaygındır ve kadınlarda daha yaygın gibi görünmektedir; bu durum için yardım arayan kadın sayısı erkek sayısının iki katıdır. Bu fark, kadınların yaşadıkları D semptomlar için yardım aramaya daha hazırlıklı olmalarından ileri geliyor olabilir, oysa erkeklerin hoşnutsuzluklarını alkol kötüye kullanımı ve şiddet biçiminde açığa vurmaları olasılığı daha yüksek olabilir. TEDAVİSi Hastalığın tipine ve şiddetine bağlı olarak depresyon tedavisinin üç ana biçimi vardır. Çoğunlukla tedavi ya bireysel olarak ya da grup halinde verilen bir psikoterapi biçimini kapsar. Bu tedavi biçimi, hastalığının ana nedenleri kişiliğinden ve yaşam deneyimlerinden kaynaklanan kişiler için en faydalı olur. Terapi tipleri, pratik problemlerle başa çıkılmasına yardımcı olmaya yönelik danışmanlıktan bilişsel-davranışsal terapi ya da psikanaliz gibi daha fazla yapılandırılmış yaklaşımlara kadar uzanır. Antidepresan ilaçlar çok etkili olabilir; bu hastalığa tutulmuş her 10 kişinin yaklaşık 7'si uygulanan ilk ilaca iyi yanıt verir. Antidepresanlar bağımlılık yapmaz. Bununla birlikte birçok ilaç yaklaşık iki hafta tedavi uygulanmadan etkinliğini göstermeye başlamaz ve tüm ilaç tiplerine depresyon semptomları ortadan kalktıktan sonra da devam edilmesi gerekir. EKT (elektrokonvulsif terapi, elektroşok tedavisi) İngiltere'de sık kullanılmaz, ama diğer tedavilerin etkisiz olduğu şiddetli depresyon çeken kişiler için hala etkili bir tedavi olarak görülmektedir. EKT yaşam kurtarıcı olabilir, ama hafif, geçici bellek bozulmasına yol açabilir. SONUCU Depresyon çoğu kez yinelenir; hastanede depresyon tedavisine ihtiyaç gösteren kişilerin yaklaşık dörtte üçü 10 yıl içinde başka bir episod daha yaşar. Bununla birlikte, uzun dönem antidepresan ilaç kullanımı ve psikolojik terapiler yinelenme riskini büvük ölcüde azaltabilir İlaç tedavisi etkililiğine rağmen, intihar ciddi bir risk olmaya devam eder; yineleyici depresyonun olduğu kişilerdeki tüm ölümlerin neredeyse yarısı intihardan olmaktadır. Bununla birlikte antidepresif ilaçlarla tedaviye devam edilmesi bu riski önemli ölçüde azaltabilir. De Quervain hastalığı Başparmağı hareket ettirmekte kullanılan kasların tendonlarından (kirişlerinden) birini tutan inflamatuvar bir durum. De Quervain hastalığında, bu tendonun kılıfı (örtüsü) öylesine yangılanır ve kalınlaşır ki artık kılıfın içinde rahatlıkla hareket edemez ve basparmak hareketleri ağrı verir. Yangılanmaya çoğu kez başparmağın fazla kullanılması neden olur. Tedavi dinlenmeyle, nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlarla (NSAİİ'lerle) ve etkilenmiş tendon kılıfına yapılan kortikosteroid ilaç injeksiyonlarıyla yapılır; bunlar yangılanmayı hafifletmeye yardımcı olabilir, ama şiddetli olgularda kilifi gevşetmek için cerrahi girişime gerek duyulabilir. De Quervain tiroiditi Seyrek görülen ve bir viral infeksiyonun neden olduğu bir tür tiroidit (tiroid bezi yangılanması); bu durum çoğu kez burundaki ve boğazdaki bir viral infeksiyon sonrasında oluşur. Boynun ön kısmında yer alan tiroid bezi ağrılı hale gelebilir ve şişebilir; bu şişmeye bazen ateş eşlik eder. Tiroid bezinde oluşan hasar bu bezin içerdiği hormon depolarını salivermesine neden olduğu için, tiroid hormonu düzeylerinde birkaç hafta süren geçici bir yükselme (hipertiroidizm) olur. Ondan sonra depolar tükendiğinde, yetersiz hormon düzeyleri (hipotiroidizm) bunu izler. Yangılanmayı tedavi etmek için aspirin kullanılır, daha şiddetli olgularda kısa süreli olarak kortikosteroid ilaç prednizolon verilir. Hipertiroidizmin ilk evresinde, semptomları kontrol altina almak için beta-bloker ilaçlar verilebilir. Hastalık tedavi edilince tiroid işlev çoğunlukla normale döner. Dercum hastalığı Deri altında, öncelikle ön kollarda ve uyluklarda yerel, simetrik yağ birikimlerinin olmasıyla ayırt edilen, adiposis dolorosa da denilen bir bozukluk. Şişlikler rahatsız edici ya da ağrılıdır. Diğer semptomlar arasında kas güçsüzlüğü ve baş ağrıları vardır. Bu hastalık kalp yetmezliğinden ölüme neden olabilir. Dercum hastalığı en çok orta yaşlı kadınları etkiler ve bir otosomal dominant genetik bozukluğu olduğu düsünülmektedir
Benzer tıbbi terimler
Tümünü görAbreaktion (duygusal boşalma)
Psikoanalizde daha önce baskılanmış (gömülmüş) olan acı veren duyguların ve anıların bilincli olarak farkına varılması süreci.
Abdomen, akut
Genellikle abdomen kaslarının spazmi, kusma ve ateş ile birlikte aniden ortaya çıkan sürekli ve şiddetli karın ağrısı için kullanılan medikal terimdir.
Açlık
Uzun süre gıda yokluğundan kaynaklanan ve kilo kaybına, metabolizma değişikliklerine (vücuttaki kimyasal işlemler) ve aşırı aclığa neden olan bir durum.
Addison hastalığı
Normalde adrenal kortekste (böbreklerin üstünde yerleşmiş olan adrenal bezlerin dış kısımları) üretilen hidrokortizon ve aldosteron gibi kortikosteroid hormonların yetersiz olduğu nadir bir kronik hastalık.
Adem elması
Boynun ön tarafinda, derinin hemen altında larinksin (gırtlak) bir parçası olan tiroid kıkırdağının belirginliği nedeni ile oluşan çıkıntı.
Adli psikiyatri
Suçlu davranışlarına ilşkin ruhsal hastalıkların teşhisinde uzmanlaşmış olan psikiyatri dalıdır.
Kullanıcı yorumları
0 yorum
Yorumlar yükleniyor...