İştah

İŞTAH

İştah, vücudun bir madde ya da uyarana duyduğu isteği belirten genel bir terimdir. İştah, genellikle yiyecek ya da su gereksinimiyle ilgilidir; ancak cinsel isteği ya da sigara, alkol, uyuşturucular gibi vücudun bağımlı olduğu maddelere duyulan arzuyu da ifade eder. Yiyecek ve su gereksinimi, kendini açlık duygusuyla, güçlü, bazen de midede ve karın bölgesinde ağrı gibi hoş olmayan duygularla belli eder. Bu durumda vücudun normal tepkisi, yiyecek ve su aramak, açlık duygusu tamamen geçinceye kadar da yemek olacaktır. Yiyecekler sindirildikçe, kandaki glikoz düzeyi yükselir ve vücuda daha fazla yemeye gerek olmadığı işareti verilir.

Kandaki glikoz düzeyinin düştüğü, beyinde hipotalamustaki bir bölge tarafından algılanmakta ve açlık duygusu oluşmaktadır. İştah, bazı hastalıklar sırasında geçici olarak kaybolabilir; ancak sonra yavaş yavaş yiyeceklere tepki başlar. Anoreksiyada, iştah üzerinde denetim sağlamak için, açlık duygusu bilinçli olarak bastırılır. İnsanların sağlıklı bir yaşam sürmeleri için gereken tüm yiyeceklerin bulunduğu toplumlarda, beslenme alışkanlıkları iştahı belirleyebilir ve kişiler gerçekten gereksinim duydukları yiyecekleri değil, hoşlandıkları şeyleri yiyebilirler; gerçek açlığın yol açtığı yoksunluk duygusu ise çok seyrek yaşanır.

Araştırmalar, yağ oranı yüksek yiyeceklerin, yemeye son verilmesini sağlayan göstermiştir. Egzersiz, vücuttaki şeker düzeyini düşürür ve düzenli yapıldığında iştahın düzenlenmesine yardım edebilir; böylece beslenme vücudun enerji gereksinimiyle uyumlu hale gelir. Pankreasın ürettiği bir hormon olan ve şeker hastalarında salgılanamayan insülin, vücuttaki şeker düzeyini düşürür ve açlık duygusuna yol açarak iştahı uyarabilir. Yiyecek miktarı doğru ayarlanmamışsa, kişi gerekenden çok ya da az yiyebilir. Gerekenden fazla yeme, şişmanlığa ve ilgili fiziksel sorunlara neden olur. Gerekenden az yeme ise zayıflamaya ve gerekli besinlerin alınmamasından kaynaklanan başka sorunlara yol açar.

İştah, yabancı bir kültürde yaşayan kişilerde de değişiklik gösterebilir. Geleneksel yiyeceklerini bulamayabilirler, yeni yiyecekler daha çekici ya da sosyal olarak kabul edilemez görülebilir. Yeni yiyeceklerin bulunduğu bir ortamda iştahın ayarlanması güç olabilir. Bu eğilim, protein yönünden görece fakir geleneksel yiyeceklerin yerine, ithal süt ürünlerinin ve etlerin daha fazla tüketildiği Japonya'da görülmüştür. Bazen, açlık duygusunu azaltmak ve zayıflama diyetlerini izlemek için, iştah duygusunu baskılayan ilaçlar kullanılmaktadır.

Bu ilaçların etkisi geçicidir, ayrıca bağımlılık ve bağımlılıkla birlikte kan basıncında yükselme, uykusuzluk gibi kaygı verici yan etkilere yol açma riskleri vardır. Hipotalamus, Limbik sistem; Bölüm 15: Yeme bozuklukları.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...