Suçiçeği

SUÇİÇEĞİ

Suçiçeği son derece bulaşıcı, hava yoluyla yayılan virüse bğlı bir hastalıktır. Herhangi bir yaşta meydana gelebilmekle birlikte, en yaygın olarak okul çağı çocuklarında görülür ve genellikle tek bir atak, çok hafif olmadığı müddetçe, kişiyi ömür boyu korur. Temastan yaklaşık 13-17 gün sonra ortaya çıkan başlıca belirti ilk olarak göğüs kafesinde ortaya çıkan ve daha sonra vücuda yayılan bir döküntüdür. Bu döküntünün üç aşaması vardır: küçük kırmızı kaşıntılı yumrular oluşur; ardından her bir yumru üzerinde berrak bir su toplanır ve son olarak da kurur veya kabuklanır. Tüm yumrular kuruyana kadar enfeksiyon devam eder ve bu da ilk döküntünün ortaya çıkmasından itibaren yedi ile on gün sürer.

Baş ağrısı ve nezle belirtileri suçiçeğine eşlik edebilir ancak bunlar genellikle döküntü meydana gelmeden önce görülür Kabukların koparılması hayat boyu kalan izlere neden olduğundan tedavi kaşıntının önlenmesine yöneliktir. Mısır unu veya yulaf ezmesi katılan ılık su banyosu rahatlama sağlayabilir. Kalamin losyonu da uygulanabilir ve tırnakların çok kısa kesilmesi gerekir. Bazı çocuklarda alerji gidericiler kullanılması gerekli olabilir ancak bunlar yalnızca doktor tavsiyesi ile alınmalıdır. Parasetamol ateşi düşürebilir ancak Reye sendromuna yol açabileceğinden asla aspirin verilmemelidir.

Hamileler, kronik hastalığı veya bağışıklık sistemi zayıf olanlar suçiçeği olan biri ile temas etmeleri durumunda doktora danışmalıdırlar. Suçiçeği geçtikten sonra virüs hareketsiz kalabilir ve daha sonra zonaya neden olabilir. Zona, suçiçeğine neden olan varisella-zoster virüsünün yeniden harekete geçerek yol açtığı herpes zoster enfeksiyonunu ifade etmek için kullanılan yaygın terimdir. Suçiçeği enfeksiyonunun ardından virüs vücutta hareketsiz olarak kalır ve yıllar sonra, özellikle de bağışıklık sistemi zayıfladığında yeniden harekete geçebilir.

Bu genellikle yaşlanmayla Virüs hareketsizken omuriliğin yanındaki spinal düğümde bekler ve yeniden harekete geçtiğinde onun beslediği deri alanındaki duyu sinirleri boyunca ilerler. Enfeksiyon bu alanda etrafı iltihaplı küçük su kesecikleri şeklinde ortaya çıkar. Bu nedenle deri lezyonu bölgeseldir ve genellikle vücudun tek tarafi ile sınırlıdır. Özellikle yaşlılarda, şiddetli yanma veya keskin sinir ağrısına neden olabilir. Ağrı, görünür lezyondan önce ortaya çıkabilir ve sonrasında da devam edebilir. Normal olarak hafif bir hastalık olan zonanın en rahatsız edici yönü budur.

Lenfoma veya kemik iliği naklinin ardından olduğu gibi bağışıklık sistemi zayıflamış hastalarda daha ağır bir enfeksiyon ve nörolojik komplikasyonlar oluşabilir. Son yıllarda zona tedavisine yönelik olarak virüsleri öldüren daha etkin ilaçlar geliştirilmiştir. Deri belirtilerinin ortaya çıkmasından hemen sonra başlandığında, bu ilaçlar enfeksiyonun süresini kısaltabilmekte; öncesi ve sonrasındaki ağrıyı hafifletebilmektedir.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...