Alkol bağimliliği

ALKOL BAĞIMLILIĞI

Alkol bağımlılığı, alkole fiziksel, psikolojik ve duygusal bağımlılıkla görülen, ilerleyici bir hastalıktır. Tüm sosyoekonomik gruplarda, ırklarda ve yaşlarda görülmektedir. Alkol bağımlılığı, son yıllarda kadınlarda ve gençlerde de dikkati çekecek ölçüde artmıştır. Alkol (etanol, etil alkol) bira, likör, cin, şarap gibi içkilerde ve yaygın olarak kullanılan birçok ilaçta bulunmaktadır. Alkol, her yerde bulunabilen bir madde olduğu için tehlikeli olabilmektedir; bu nedenle de bazı durumlarda kullanımı kısıtlanmıştır.

Sağlık uzmanları, erkekler için günde iki birim, kadınlar içinse bir birim alkol tüketimini güvenli bulmaktadır (kadınların vücut ağırlığı erkeklerden daha az olduğu için, kadınlar için belirlenen miktar daha azdır). Gebelik sırasında ise hiç alkol tüketmemek gerekmektedir. Günde düzenli olarak yalnızca iki birim alkol tüketimi bile cenin (dölüt, fetus) gelişiminde anormalliklere neden olmaktadır. Alkol, beyin üzerinde yatıştırıcı bir etki yapar. Küçük bir miktar alkol, utangaçlığın yenilmesinde ve toplum içinde rahat davranılmasına yardımcı olur. Batı toplumlarında, ılımlı bir alkol kullanımi, genellikle sosyal açıdan onay görmektedir.

Birçok yetişkin de alkol kullanımlarını kabul edilebilir bir düzeyde tutabilmektedir. Fazla miktarda alkol, kişinin denetimini kaybederek sosyal açıdan kabul edilemeyecek davranışlar göstermesine yol açabilir. Devam edilirse, kas denetimi etkilenir. Fazla miktarda alkol, peltek konuşmaya, yürürken sendelemeye, konsantrasyon kaybına, ardından da bilinç kaybına neden olur. Fazla ya da sürekli alkol kullanan kişiler, genel sağlıklarını tehlikeye atmaktadır. Alkolün tek bir kez bile çok miktarda kullanımının sağlığa büyük zararı vardır; hatta ölüme bile neden olabilmektedir.

Hiç alkol kullanmamış kişiler ise daha büyük bir risk altındadır; çünkü bu kişilerde alkole karşı dayanıklılık yoktur, ayrıca kendi sınırlarını ve kendileri için ne miktarda alkolün güvenli olacağını bilmemektedirler. Alkolik kimdir? Alkol bağımlılığının, şeker hastalığı ya da astım gibi kalıtsal nedenleri olabilir. Kalıtımsal olarak riskli kişilerde, toplumsal çevre ve arkadaş gruplarının etkisi de alkol bağımlılığını tetikleyebilir. Alkol bağımlısı kişiler, tek bir grupta incelenemez, bu kişiler daha çok birkaç gruba birden girmektedir. Amerikalı uzman Profesör E. Jellinek, alkol bağımlılarıni, alkol tüketme biçimlerine göre beş gruba ayırmıştır.

Bazı alkol bağımlıları ise birden çok kategoriye uymaktadır. 1. tür alkol bağımlıları, duygu durumlarını değiştirmek ve “normal” olabilmek için içen, depresif ve kaygılı bir kişilik yapısı olan kişilerdir. 2. tür alkol bağımlılarında, diğer türlerde gibi alkol bir saplantı haline gelmemiştir, ancak bu kişilerde sürekli alkol kullanımı pankreatit ya da siroz gibi ciddi fiziksel zararlara neden olur. “Aralıklı olarak" ya da “bir süre çok miktarda” alkol alan 3. tür alkol bağımlıları, günlerce ya da haftalarca içmeden durabilir; ancak bir kez başladıklarında, kendilerini denetleyemez ve ne zaman duracaklarını bilemezler. Hastalık ilerledikçe, bu tür alkol bağımlılığı ilerleyebilir. 4.

tür alkol bağımlıları, sık sık sarhoş olmaz; ancak hiç ayık da gezmezler. Gece gündüz, küçük miktarlarda içerler. 5. tür alkol bağımlıları, 3. türe benzer; ancak bu kişilerde içilen zaman aralıkları daha yoğundur. Alkol bağımlılarında, çeşitli fiziksel belirtiler ve davranışlar görülebilir. Alkole karşı, psikolojik bir saplantıyla birlikte fiziksel bir istek duyabilirler. Alkol alınmadığında bulantı, terleme, titreme, endişe ve kriz gibi yoksunluk belirtileri görülebilir. Alkol bağımlılarında, alkole karşı dayanıklılık giderek artar; yani istenen etki için, miktarı sürekli artırmak gerekir.

Hastalık ilerledikçe de tersine, dayanıklılık giderek azalır ve kişinin sarhoş ya da hasta olması için bir-iki kadeh bile yeter Pankreas iltihabı (pankreatit) Bu hastalık alkol bağımlılarında yaygın olarak görülür. Kronik pankreas iltihabinda, pankreasta lifli dokular ve kireçlenmeler oluşur, yaralar açılır; pankreas büzülerek küçülür. Alkol, kalp duvarındaki (çeperindeki) kas hücrelerinin zayıflamasina ve yok olmasına neden olur. Kalp, kanın pompalanmasi işlevini tam olarak yerine getiremez, büyür ve düzensiz atmaya başlar. Sinir iltihabi (Nevrit) Alkol bağımlılığı, çevresel sinirlerin zarar görmesine; bu da ayak ülserlerine neden olur.

Alkol bağımlılığı, yemek borusunda reflü gibi hastalıklara yol açabilir. Bu hastalıkta, yemek borusu tahriş olabilir ve yanma hissedilir. Yemek borusunun uzun süre zarar görmesinin sonucu olarak kanser de görülebilir.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...