Soluk borusu, bronşlar ve akciğerler

SOLUK BORUSU, BRONŞLAR VE AKCIĞERLER

Soluk borusu, birbirine lifli dokuyla bağlı, arkadan açılan dikey bir oluk oluşturan, 15 20 tane C şeklinde kıkırdak yığınıdır. Soluk borusu kası C'lerin uçlarını birbirine bağlar oluğu kapatarak onu boru şekline getirir. Yemek borusundan aşağı doğru giden yiyecekler soluk borusunda, trachealis denen kas lifleri aracılığıyla baskı yapar. Yemek borusunda takılan çok miktarda yiyecek (topak) hava geçişini tıkayabilir ve kişinin nefesini ölüme neden olacak kadar kesebilir. Eğer gırtlak, duman solunduğunda olduğu gibi ödemle (şişlik) tıkanırsa, boynun kökünde, soluk borusunda geçici bir delik oluşturularak yapılan trakeostomi ile kurtarılabilir.

Soluk borusu sağ ve sol akciğerler için sağ ve sol ana bronşlara ayrılarak son bulur. Sol akciğer, eğik bir fisürle (çatlak, aralık) üst ve alt loblara bölünür. Bir başka yatay fisür sağ akciğeri, üst, orta ve alt loblar olarak üç loba böler. Her akciğerin içinde, ana bronş önce lober bronşite, sonra daha küçük bronşitlere bölünür (bronşçuklar). Soluk borusunun ve bronşlarının yüzey kısmında (epitel) silya olarak bilinen tüy benzeri yapılar vardır; kadeh hücrelerini ve tozu tutmak için mukus salgılayan mukoz bezlerini içerir. Mukusta yakalanan toz, silyalarla yukarı doğru itilir. Bronşların epiteli aynı zamanda IgA antikorlarını salgılayan lenf dokusuyla donanmıştır.

Bronşcuklar tamamen kaslıdır ve duvarlarında kıkırdak yoktur. Astım nöbetlerinde, bronşçukların kanalları, mukoz zarında ödem, artan mukus salgısı ve duvarlarındaki düz kasların spazmı nedeniyle daralır. Solunum yolları, üzüm dalları gibi uçtaki bronşcuklardan dallanan hava keseciklerinde veya alveollerde sona erer. Alveoller, gaz alışverişi için yüzey alanı büyük ölçüde genişleten, alveoller arası bölmeyle birbirlerinden ayrılır. Amfizem (akciğerde hava keselerinin genişlemesiyle ortaya çıkan bir hastalık) nedeniyle alveoller arası bölme zarar gördüğünde, alveollerin yapısı bozulur ve gaz alışverişi tehlikeye girer. Alveollerin duvarları incedir ve kılcal damar ağları bulunur.

Akciğer atardamarından gelen kanın oksijeni tükenmiş ve karbondioksiti fazlayken, solunan hava oksijenle doludur ve karbondioksiti azdır. Gazlar alveollerin zarında hareket eder. Karbondioksit alveol zarına, oksijen ise kana geçer. Alveollerden çıkan kan, tekrar oksijene doymuştur ve alveollerdeki karbondioksit soluk verirken atmosfere bırakılır. Alveollerin duvarları ayrıca sürfaktan salgılayan hücreleri içerir. Sürfaktan, alveollerin duvarlarındaki gerilimi azaltan, soluk alma sırasında alveollerin genişlemesini sağlayan ve soluk verirken alveollerin çökmesini engelleyen bir maddedir. Yenidoğan solunum güçlüğü sendromunda, alveoli, sürfaktan yetersizliği nedeniyle çöker.

Alveollerin duvarının içyüzünde, solunan bakteri, toz veya karbon parçacıklarını yutan makrofajlar (çöpçü hücreler) bulunur.

Benzer tıbbi terimler

Tümünü gör

Akciğerlerin inflasyonu (havayla dolmasi) ve deflasyonu (boşalmasi)

Akciğerin her soluk alındığında yani inspirasyonda genişlemesinin büyük bir kısmı göğüs ve karın boşluklarını ayıran kas olan diyaframın kasılması ile olur.

Ağzın yapısı

(dil altta) Ön kesicidiş Yumuşak damak Köpekdişi Küçükdil Yutağın arka duvarı Saçaklı kıvrım Üçüncü azıdişi İkinci azıdişi İlk azıdişi İkinci küçük azıdişi İlk küçük azıdişi Dilaltıbezi kanalı deliğiyle, dilaltı salgıbezi kıvrımı Dil kitlesi Yemek borusu Soluk borusu Ön dil küçük tükürükbezi Derin dil atardamarı ve toplardamarı Dil siniri Dilaltıbezi Alt çene kemiği altındaki salgıbezi kanalı Dil bağı Altçene kemiği altındaki salgıbezi kanalı deliğiyle dilaltıbezi uzantısı Tükürükbezleri (dil üstte)

Ağir kas güçsüzlüğü

Çoğunlukla bir otoimmün hastalığı olan ağır kas güçsüzlüğü, timus tümörüne de (timom) bağlı olabilir.

Aids'e bağlı kanserler

Lenfositler, bedenin kansere karşı mücadelesinde önemli bir rol oynar._ T4 hücresinin işlevi zarar gördüğünde kanser gelişebilir Kaposi sarkomu, AİDS’e bağlı kanserlerin en yaygın görülen şeklidir.

Akciğer zari hastaliklari

Akciğer zarı, akciğerleri ve göğüs boşluğunu saran ve akciğerlerin solunum sırasında göğüs duvarına sürtünmeden hareket etmesine izin veren iki tabakalı ince bir zardır

Apandis

Apandis kalınbağırsağın bir parçasına bağlanan işlevsiz bir organdır, iltihaplanabilir ve eğer bu olursa hastanede cerrahi olarak çıkarılması gerekir.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...