Körlük
Görememe. Körlük ve kısmi görme tanımları değişkendir. İngiltere'de, körlük daha iyi durumdaki gözde düzeltilmiş görme keskinliğinin 3/60 veya daha az olması ya da görme alanının 20 dereceden büyük olmaması şeklinde tanımlanır. NEDENLERi Görme kaybı, göz yuvarının, göz sinirinin veya göz ile beyin arasında bağlantı kuran sinir yolaklarının ya da beynin kendisinin yaralanmasından ya da hastalığından veya dejenerasyonundan ileri gelebilir. Göz yuvarı Normal görme ışığın gözün ön kısmından arkadaki ışığa duyarlı retinaya kesintisiz olarak geçmesine bağlıdır. Işığın retinaya ulaşmasını önleyen herhangi bir şey körlüğe neden olabilir. Çeşitli bozukluklar gözün önündeki korneanın dumanlanmasına yol açabilir. Bu bozukluklar arasında Sjögren sendromu (gözlerin aşırı kurumasina yol açan hastalık), A vitamini eksikliği, kimyasal hasar, infeksiyonlar ve yaralanma vardır. En sık olarak ağır infeksiyonlardan sonra gelişen kornea ülserleri korneada yara izi (skar) oluşmasından dolayı körlüğe neden olabilir. Üveit (irisin, kirpiksi cismin ya da koroidin yangılanması) de görme kaybına neden olabilir. Katarakt (göz merceğinin dumanlanması) körlüğün bir başka yaygın nedenidir. Çoğunlukla, ileri yaşta göz merceğinin saydamlığının gitgide azalmasından kaynaklanır, ama ara sıra doğumda da vardır ya da çocukluk döneminde gelişir. Diabetes mellitus (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek kan basıncı) ya da yaralanma gibi olayların tümü göz yuvarı boşluğuna kanama olmasına ve daha sonra görme kaybına neden olabilir. Göz merceğinin önündeki sıvıya (bkz. hifema) ya da göz merceğinin arkasındaki sivıya (bkz. vitröz kanama) kanama olması da görme kaybıyla sonuçlanabilir. Körlükle sonuçlanabilen retina bozuklukları arasında yaşla ilgili makula dejenerasyonu (yaşlılıkta meydana gelen retinanın orta kısmının dejenerasyonu); diyabet ya da hipertansiyon nedeniyle oluşan retinopati; retina atardamarı tikanması ya da retina toplardamarı tikanması (retinaya gelen-giden kan akıminın engellenmesi); retina kopmasi; belirli tümör tipleri, örneğin retinoblastom ve gözü tutan malignant melanom (bkz. melanom, malignant); ve diyabet, hipertansiyon, vasküler hastalık ya da yaralanma nedeniyle oluşan retina kanaması (retinal hemoraji) vardır. Glokomda, göz yuvarı içindeki aşırı sıvı basıncı görme sinirinin ön ucundaki si nir liflerinin dejenerasyonuna neden olur. Sinir yolakları Retina tarafından alınan B ışık enerjisi sinir uyarımlarına dönüştürülerek görme siniri ve sinir yolakları boB yunca beyne ulaştırılır. Bu sinir uyarımlarının iletilmesi bozulursa, görme kaybı ortaya çıkabilir. Göz yuvasındaki (içinde göz yuvarının bulunduğu kemik boşluktaki) bir tümörün neden olduğu basınç; diabetes mellitus, hipertansiyon, bir tümör, yaralanma ya da temporal arterit (kafatasındaki atardamarlar yangılanması) gibi nedenlerle oluşabilen görme sinirine kan sunumunun azalması; optik nevrit (multipl sklerozda oluşabilen görme siniri yangılanması); belirli kimyasal maddelerin toksik (zehirli) etkileri; ve belirli besinsel eksiklikler sinir yolaklarında hasar olusturan nedenler arasındadır. Beyin Retinadan gelen sinir uyarımları en sonunda serebrumun (beynin ana kütlesinin) görme korteksi denilen bölgesine ulaşır. Eğer bir beyin tümörü veya beyin kanaması nedeniyle görme korteksi üstünde basınç varsa ya da eğer bir inme sonrasında görme korteksine gelen kan miktarı azalmışsa körlük meydana gelebilir.
TANI VE TEDAVİ
Oftalmoskopi, slit-lamp (yarık lamba) muayenesi ve tonometri gibi teknikler kullanılarak gözün doğrudan muayenesiyle körlük nedenini saptamak sıklıkla olanaklıdır. Sinir uyarımlarının iletilmesi uyarılmış yanıtlar aracılığıyla ölçülebilir. Körlük tedavisi altta yatan nedene bağlıdır. Eğer görme kaybı düzeltilemezse, hasta o zaman yasal açıdan kör ya da kısmen görüyor olarak kaydedilebilir ve belirli olanaklardan ve hizmetlerden yararlanma hakkına kavuşur. (Arıca bakınız göz; görme kaybı.)
Benzer tıbbi terimler
Tümünü görAbdomen (karın)
Göğüs ve pelvis arasındaki vücut bölgesi.
Abdomen, akut
Genellikle abdomen kaslarının spazmi, kusma ve ateş ile birlikte aniden ortaya çıkan sürekli ve şiddetli karın ağrısı için kullanılan medikal terimdir.
Abdomene baskı
Büyük çocuklarda ve erişkinlerde ciddi boğulmayı tedavi etmek için kullanılan Heimlich manevrası diye de bilinen ilk yardım tekniği (bebeklerde buna karşılık gelen teknik göğse baskı uygulanmasıdır).
Abdominal
Abdomen ile bağlantılı
Abdominal histerektomi
Uterusun (rahim), abdomene yapılan bir kesi yoluyla cerrahi olarak çıkartılması (bkz.
Abdominal röntgen
Abdomen içeriklerinin röntgenle incelenmesi.
Kullanıcı yorumları
0 yorum
Yorumlar yükleniyor...