Hücreler

HÜCRELER

Hücreler, tüm canlı organizmaları meydana getiren temel yapıtaşlarıdır. Hücreler bir araya gelerek dokuları; dokular da bir araya gelerek organları oluşturur. Basit hücreler bir hücre zarıyla çevrilidir. Hücre zarının içinde, organel adı verilen, birçok önemli yapısal birimi içeren bir sıvı olan, hücre sitoplazması bulunur. Bazı organeller protein üretimi (tanecikli endoplazmik retikulum), enerji üretimi (mitokondri), üretilen ürünlerin paketlenmesi (Golgi aygıti) ve hücre bölünmesi işlemi (sentriyoller) ile ilgilidirler. Hücre işlevinin denetimi, DNA şeklindeki genetik bilgiyi içeren çekirdek tarafından yönetilir.

Daha büyük ve daha karmaşık hücrelerde, çetürü (ancak hepsi değil), ana hücrenin iki hücreye bölündüğü mitoz veya hücre bölünmesi olarak adlandırılan bir süreçten geçer. Bu süreç, özellikle bağırsakları ve deriyi oluşturan hücrelerde gözlemlenir. Bu bölgelerde hücreler sürekli dökülür ve bu nedenle yerlerine yenileri gelmelidir. Hücreler sürekli olarak bölünürken, hücre döngüsü (hücre devri) olarak adlandırılan bir seri aşamadan geçerler. Bu devir dört ayrı aşamadan oluşur: büyüme aşaması (G1), sentetik aşama (S), bir başka büyüme aşaması (G2) ve hücre bölünmesi aşaması (M). Hücre bölünmesinin denetimden çıkması ve yeni hücrelerin diğer dokulara saldırması, kansere neden olur.

Kanser genellikle hücre bölünmesinin zaten hızlı olduğu deri, bağırsak ve solunum yolları gibi bölgelerde oluşur. Birçok hücre, bu hücre bölünmesi işleminin sonucunda meydana gelir. Cinsel üremede, cinsiyet hücreleri (yumurta ve sperm) farklı bir hücre bölünmesi şekli ile üretilirler. Bu işleme mayotik bölünme denir. Döllenme sırasında, sperm ve yumurta, zigotu oluşturmak için birleşirler (birbirlerine karışırlar). Birçok hücre belli işlevleri yerine getirebilmek için uzmanlaşmıştır. Örneğin kan, iki serbest hücreden (kırmızı kan hücreleri ve beyaz kan hücreleri) ve trombosit (pıhtılaşma hücreleri) olarak adlandırılan uzmanlaşmış hücre parçalarından oluşur.

Kırmızı kan hücreleri, göğüs kemiği ve kalça kemiği gibi kemiklerin kırmızı kemik iliğinde gelişir. Gelişimleri sırasında, kırmızı kan hücreleri çekirdeklerini kaybeder ve sitoplazmaları, oksijen ve karbondioksit taşıyan hemoglobin adı verilen bir proteinle dolar. Beyaz kan hücreleri birkaç türde olabilir. Granülositler, sitoplazmalarında granüller (tanecikler) olduğu için bu isimle anılır. Diğer bir beyaz kan hücresi türüyse, sitoplazmasında tanecikler içermeyen, agranülosittir. Agranülositler, lenfositleri ve monosit adı verilen beyaz kan hücrelerini içerir.

Lenfositler T ve B hücreleri olarak ikiye ayrılır T lenfositleri (T hücreleri), virüslere ve kanser hücrelerine karşı vücudun savunma tepkisi olan hücresel bağışıklık sistemine dahildir. B lenfositleri (B hücreleri), çoğunlukla bakterilere yönelik salgısal bağışıklık sisteminde yer alır. Kanda dolaşan, ancak aynı zamanda kan dolaşımı dışındaki dokulara girebilen ve dokuların içinde hareket edebilen bir başka savunma hücresi türü, makrofajdır (fagositik veya çöpçü hücreler). Bu hücrelerin yabancı maddeleri (bakteri, inorganik yabancı maddeler) yutma, bakteriyi imha etme veya istilacıların vücudun diğer bölgelerine sızmalarını engelleme yetenekleri vardır.

Diğer bir uzmanlaşmış hücre türü, elektriksel olarak etkin; sinaps diye adlandırılan özel bağlantı noktaları aracılığıyla diğer sinir hücrelerine bilgi aktaran, sinir hücreleridir (nöronlar). Bir diğer elektriksel olarak etkin hücre türüyse, sinirsel veya hormonal uyarılara tepki olarak kasılan kas hücresidir Deri hücreleri de oldukça uzmanlaşmışlardır. Sürekli değişmek üzere tasarlanmışlardır; çünkü ultraviyole ışınları, fiziksel aşınma ve yıpranma, yüksek ısı ve düşük nem oranı gibi zorlayıcı dışsal koşulların zararlı etkilerine daima açıktırlar. Dökülen hücrelerin yerine yenilerinin gelmesi için, derinin en alt tabakasında hızla bölünen hücreler bulunmaktadır.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...