Döllenme
DÖLLENME
Döllenme, yumurtayla spermin temelde tek hücreli bir embriyo olan zigotu oluşturmak üzere birleşmesidir. Bu birleşme, genellikle rahim ile yumurtalıklar arasındaki tüpün orta bölgesinde (ampulla) gerçekleşir. Yumurta, yumurtalıktan iki önemli kapakla serbest bırakılır: zona pellusia (döllenmiş yumurtayı saran kalın hücre tabakası), henüz yumurtalığın içindeyken, yumurtanın çevresinde oluşan, hücresel olmayan, ince bir zardır; bu zarın dışındaysa yumurtalık kesesinin dış duvarından bazı hücreler, ikinci bir zar oluşturur.
Döllenmemiş yumurta, ampullanın içinde sadece iki gün kalıp bozulur Boşalma sonrası 60-100 milyon sperm, vajinaya bırakılır; bunlardan sadece bir kısmi, kadının üreme sistemine ilerler; ve yaklaşık 200 sperm, ampullaya ulaşır. Rahim boynu mukusu, regl döneminin büyük bir kısmında spermlerin hareketini engeller; ancak yumurtlama döneminde bu mukus, sulu ve sperm tarafindan kolayca delinebilecek bir hale gelir. Eğer bu olmazsa ya da orijinal sperm sayısı, anormal derecede düşükse döllenme gerçekleşmez. Sperm hareketi de önemli bir etkendir; sperm hücrelerinin ampullaya ulaşması, sperm hareketiyle kadın üreme sisteminin kas duvarlarının kasılmasına bağlıdır.
Sperm, erkeğin üreme sisteminde belirli bir dereceye kadar olgunlaşır; kadının üreme sisteminde kapasitasyon adı verilen bir süreçle spermin olgunlaşması tamamlanır. Yaklaşık yedi saat süren kapasitasyonu, rahim ve rahim ile yumurtalıklar arasındaki tüplerdeki salgılar başlatır; böylece yumurtayla spermin kromozomları, zigot adlı yeni bir hücrenin çekirdeğini oluşturmak üzere birleşir. Bu hücre, hemen bölünmeye başlar ve rahim ile yumurtalıklar arasındaki tüpten rahme iner. Kimi zaman, yumurtaya iki sperm hücresi girer.
Sonuçta oluşan embriyonun her bir hücresinde 46 yerine 69 kromozom vardır; bu durumun yol açtığı şiddetli gelişim sorunları, hemen her vakada kendiliğinden kürtaja (düşük) neden olur. Bazen bu bebekler canlı doğar; ancak doğumdan çok kısa bir süre sonra ölür.
Benzer tıbbi terimler
Tümünü görAfazi
Afazi; söz yitimi ya da okuma ve yazma yetenekleri de dahil olmak üzere dili anlama yeteneğinin yitirilmesiyle sonuçlanan bir beyin bozukluğudur.
Ağir kas güçsüzlüğü
Çoğunlukla bir otoimmün hastalığı olan ağır kas güçsüzlüğü, timus tümörüne de (timom) bağlı olabilir.
Ağrili kavis sendromu
Supraspinal kas kirişi üzerindeki basınç bazı kişilerde yaş ile birlikte kirişin bozulmasına neden olarak sürtünmeye ve bunun sonucunda da kesede iltihaplanmaya (kiriş iltihabi-tendinitis) neden olan kristal kalsiyum birikmesine yol açar.
Ağrili tik
Ağrılı tik (tic douloureux ya da trigeminal nevralji), yüzdeki başlıca duyusal sinir olan trigeminal sinirle ilgili bir hastalıktır.
Akciğerlerin inflasyonu (havayla dolmasi) ve deflasyonu (boşalmasi)
Akciğerin her soluk alındığında yani inspirasyonda genişlemesinin büyük bir kısmı göğüs ve karın boşluklarını ayıran kas olan diyaframın kasılması ile olur.
Akromegali (devlik)
Her 20,000 kişiden sadece birini etkileyen akromegali (devlik hastalığı), vücuttaki kemiklerin, kasların ve diğer dokuların aşırı büyümesine neden olan hormonal bir hastalıktır.
Kullanıcı yorumları
0 yorum
Yorumlar yükleniyor...