Hodgkin dışı lenfoma

Hodgkin dışı lenfoma

Hodgkin dışı lenfoma, Hodgkin lenfomadan (Hodgkin hastalığı da denir) farklı olan lenf bezleri tümörüdür. Lenf bezlerinde (lenf düğümleri de denir) ortaya çıkan bir grup kötü huylu hastalıktır, kanserde olduğu gibi buraya başka yerden yayılmaz. Pataloglar tarafından lenf bezlerinin mikroskopik incelemesi, her iki hastalığı doğru olarak birbirinden ayırır. Hodgkin dışı lenfomalar Hodgkin hastalığından daha yaygındır ve hastaların ortalama yaşı 50'dir. Birçok olası neden tanımlanmış olmasına rağmen nedeni genellikle bilinmemektedir. Benzin ve böcek ilacı gibi kimyasalların yüksek dozda iyonize radyasyonuna maruz kalmak riski artırmaktadır.

Çiftçilik, orman ve kereste işçiliği gibi bitkileri yok edici maddelere maruz kalınan bazı mesleklerde lenfoma riski artmaktadır. Kemoterapi ilaçları daha sonra lenfoma oluşmasına neden olabilir, ilaçlardan veya başka yollardan edinilmiş bağışıklık yetmezliği sendromu (AİDS) nedeniyle bağışıklık sistemi zayıflamış hastalarda da risk artmaktadır. AİDS hastalığının virüsü olan HİV dışındaki virüslerin de lenfoma ile ilişkisi kurulmuştur; enfeksiyöz mononükleozun nedeni olan Epstein-Barr virüsü bunların arasındadır. Lenfomanın başlıca belirtileri sürekli ateş, yoğun gece terlemeleri ve nedeni bilinmeyen aşırı kilo kaybıdır.

Hastalar boyunda, koltuk altlarında ya da kasık bölgesindeki lenf bezlerinde büyüme fark edebilirler ve dalakta da büyüme olabilir. Tanı, ince bir iğne veya küçük bir ameliyatla büyüyen lenf bezine biyopsi yapılmasıyla konur. Bazen lenfoma, mide veya beyin lenfomasında olduğu gibi, bezler dışında bir tümöre neden olur. Türüne göre Hodgkin dışı lenfomanın birçok tedavi yöntemi vardır. Bazı lenfomalar çok ağır ilerler ve tedaviye gerek olmaz, özellikle de hasta yaşlıysa. Eğer belirtilerin nedeni böyle bir tümörse, hafif kemoterapi tabletleriyle ve etkilenen bölgeye radyoterapi uygulanarak tedavi edilebilir.

Her ne kadar insanlar bu tür lenfomalarla yaşamlarını uzun yıllar sürdürebilseler de, henüz tedavisi yoktur. Yeni bir önemli gelişme, lenfomaya neden olan hücrelere yöneltilen antikorların üretilmesi olmuştur. Bu antikorlar, kemoterapi ilaçlarının neden olduğu yan etkilere neden olmadan lenfoma hücrelerini öldürebilmektedir. Diğer lenfoma türleri hızlı gelişir ve tedavileri için güçlü kemoterapi gerekir. Tedavi, genellikle ayakta tedavi şeklinde, toplam altı ila dokuz hafta süren iğne ve tablet birleşiminden oluşur. Yaygın olarak görülen yan etkileri mide bulantısı, saç kaybı ve normal beyaz kan hücrelerinin azalarak enfeksiyon riskini artırmasıdır.

Artık beyaz hücreleri uyararak kısa zamanda iyileştiren ve enfeksiyon riskini azaltan iğneler kullanılmaktadır. Bu tür tedavilerle saldırgan lenfomanın bir bölümü iyileştirilebilir. Halen doktorlar daha yüksek dozlarda kemoterapiyle birlikte hastanın kendi (otolog) iliğinin veya kök hücresinin naklini değerlendiriyorlar. Bu işlemde hastanın normal hücreleri toplanır ve sivı azotta saklanır; böylece çok yüksek dozdaki kemoterapinin ardından hem lenfoma hem de sağlıklı kemik iliği hücreleri yok olan hastayı “kurtarmak" için kullanılabilirler. B hücreleri lenfoması olarak da bilinen Burkitt lenfoması, lenf bezleri tümörüdür.

Hodgkin lenfomasından farklı olmasına rağmen, B lenfositi olarak adlandırılan bir beyaz kan hücresi türünde oluşur. Genellikle enfeksiyöz mononükleozuna neden olan Epstein-Barr virüsü (EBV) ile ilişkilendirilir. Burkitt lenfoması genellikle ilk olarak boyundaki veya alt çenenin altındaki lenf düğümlerinin (başka yerlerdeki düğümler de yakalanmış olabilir) acısız ancak hızlı bir şekilde şişmesine yol açar. Tanı, düğümün biyopsisi ile doğrulanabilir. Tedavi radyoterapi ve kemoterapinin bileşiminden oluşur. Eğer erken aşamalarda başlanırsa hastalık genellikle tedavi edilebilir.

B lenfositleri (beyaz kan hücreleri), işgalci antijenleri (bakteri veya virüsler tarafından taşınan) tanımlamak ve yok etmek için antikorlar üretirler. Vücudun savunmasında dolaşan T lenfositlerinden ve makrofajlardan (çöp toplayan beyaz kan hücreleri) yardım görürler. (a) Virüs parçaları yüzeydeki hücreler aracılığıyla dokuyu işgal eder ve çoğalır. (b) Virüs parçaları makrofajlar tarafından tüketilir. (c) Makrofajlar virüsü parçalar ve dolaşan T lenfositlere antijenleri tanıtır. Bunlar daha fazla T ve B lenfositi çalıştırmak için yakındaki kan damarlarından ve dokulardan protein salgılayarak vücut savunmasına yardım eder.

(d) B lenfositleri bellek B hücreleri (ilerideki saldırılar için işgalci virüsü hatırlayan) ve plazma B hücreleri (işgalci virüse özel antikorlar üreten) olarak ikiye ayrılır. (e) Dolaşan antikorlar virüs parçalarının üzerine yapişır. (f) Antikoru tanımak için hazırlanan makrofajlar virüsü yutar ve parçalayarak vücudu enfeksiyondan korur.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...