Doğal tedaviler

DOĞAL TEDAVİLER

Hipokrat gibi Eski Yunanlı hekimler, vücudun temiz hava, su, yiyecek ve egzersizle kendi kendini iyileştirebileceğini ileri süren ilk kişilerdi. Doğal tıp, 19. yüzyılda, hidroterapiyle birlikte Avrupa'da yeniden canlandı ve geliştirildi. ABD'de ise 1890'larda Sebastian Kneipp'in kaplıcasında tedavi edilen Benedict Lust tarafından tanıtıldı. Bugün ise birçok Batı ülkesinde bu tedavi biçimi yerleşmiş durumdadır. Bu bakış açısı, hastalıkların, uzun süreli fiziksel ya da duygusal stresin neden olduğu biyokimyasal bozukluklardan ya da metabosavunur. Hastalıklar, bu tür bozuklukların nedeni olarak değil, bağışıklık sistemi güçsüz bir vücudun çok çalışmasının sonucu olarak görülür.

Ateş ya da kusma gibi belirtilerin, vücudun kendini sağlıklı durumuna döndürme çabası olduğuna inanılır. Bu nedenle de doğal tedaviye inanlar (natüropatlan), belirtilerin ortadan kaldırılması yerine, vücudun kendi kendini iyileştirmesinin parçası olarak ortaya çıkarılması gerektiğini savunurlar Doğal tedavi uygulayanlar, vücuda kendi kendini iyileştirmesi için zaman tanımaya Doğal tedavi uygulayanlar, hastalıkların tanısında dilin dokusuna ve rengine bakar. Dilin ortasında kırmızılık varsa, midede bir sorun olabilir çok önem verirler.

Kişiye uygun sürekli tedavi biçimini saptamak amacıyla, hasta üzerinde stres yaratan nedenleri ortaya çıkarmak için ayrıntılı bir tıbbi geçmiş araştırması yapılır. Bu kapsamda iris, tirnak, dil incelemesi ve patoloji testleri yapılabilir Bu tedavi biçiminin öncelikle üzerinde durduğu konu, beslenme biçimidir. Katkı maddesi içermeyen ve mümkün olduğu ölçüde işlenmemiş “temiz" yiyecek ve su kullanımına büyük önem verilir. Genellikle, taze sebze, meyve, tohumlar, kabuklu yemişler ve tüm tahılları içeren, et, kahve ve alkol içermeyen bir beslenme biçimi önerilir. Vücutan zararlı maddelerin parçalanıp atılması (detoksifikasyon) için natüropatlar özel bir perhiz de önerebilir.

Besinlerin emilerek kana karıştığı yer olduğu için, bağırsaklara özel bir dikkat gösterilir. Bağırsakların; zararlı maddelerin birikmesi, alerji ve bağışıklık sisteminin zayıf düşmesinde etken olarak görülen maya ve bakterilerden, temizlenmesine yönelik bir beslenme biçimi önerilir. Bu tür tedavileri uygulayanların birçoğu, arınma sürecinin başlamasından hemen sonra, zararlı maddelerin kana karışması nedeniyle organlar aşırı yük altında kaldığı için, belirtilerin kısa bir sürede artacağı konusunda hastalarını uyarır.

Ayurveda; Ayur: Yaşam ve. Veda: Bilgi sözcüklerinin birleşik türemesinden doğan yaşambilim anlamında, Hint kökenli, insanı beden ve zihinliği içinde gören geleneksel bir tür tıp okulu. Ayrıntılı bilgi için bkz. s. 631. Doğal tedaviyi savunanların benimsediği bütünsel yaklaşım, sağlığın bir bütün olduğuna inanmaktadırlar: Psikolojik, biyolojik ve yapısal etkenlerin tümü göz önüne alınmalıdır; hastalıklar, sistemde bir dengesizlik olduğunun işaretleridir, bu nedenle vücudun herhangi bir yerindeki sorunların ortaya çıkarılması için, vücudun farklı kısımları (gözler, tırnaklar, dil gibi) incelenebilir.

Bu tedavi biçimini uygulayanlar, irisi vücudun farklı bölümlerine karşılık gelen parçalara ayırırlar. Örneğin, irisin bir bölümündeki beyaz noktalar, göğüs hastalığı olduğunun, siyah halkalar ise vücutta zararlı madde birikiminin belirtisi olabilir. Beslenme uzmanları gibi doğal tedavi uygulayanlar da dinlenmenin, gevşemenin, egzersiz, temiz hava ve banyonun önemini vurgular. Hastalıkların tedavisinde hidroterapi, masaj, bitkiler, homeopatide kullanılan ilaçlar kullanılabilir; gıda takviyesi yapılabilir; bunun nedeni, modern tarım yöntemlerinin toprağın besin yönünden fakirleşmesine yol açmasıdır. Doğal tıpta, vücudun güçlendirilmesinde besinlerin kullanımı, büyük ölçüde kabul görmüştür.

Tıp doktorlarının birçoğu bu tür uygulamaları benimsemiştir ve hastaların ilaç tedavisini kabul etmedikleri durumlarda da, bu tedavi biçimini uygulayan uzmanlarla birlikte çalışmaktadır. Doğal tedavi uygulayanlar, özellikle astım, eklem iltihabi, deri ve sindirim sistemi hastalıkları da içinde olmak üzere, stresle ilgili kronik hastalıkların tedavisi üzerinde yoğunlaşmışlardır.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...