Viral hepatit
VİRAL HEPATİT
Hepatit, karaciğerin iltihaplanması durumudur; hastalık, karaciğerin işlevselliğini azaltır. Hepatite genellikle virüse bağlı bir enfeksiyon neden olur. Hepatitin bazı vakalarının ayırt edilmesi güçtür; belirtileri genel yorgunluk, iştah kaybı, ateş, kusma, karın ağrısı ve sarılıktır (deri ve gözlerde sararma). Bu sararmaya, virüsün karaciğer hücrelerinde yol açtığı hasar neden olur. Akut evresindeki viral hepatit, genellikle birkaç günden birkaç haftaya kadar sürebilir. Vakaların yaklaşık yüzde 5’inde yıllarca devam edebilen kronik hepatite dönüşme olasılığı vardır. Bilinen yedi tür hepatit virüsü vardır; bu virüsler, A, B, C, D, E, F ve G olarak nitelendirilir.
Dünya üzerinde hastalığın en yaygın türü olan Hepatit A (HAV), ağız ve dışkı yoluyla yayılır. Örneğin, virüsü taşıyan kişinin tuvalete gittikten sonra yıkamadığı elleriyle başkalarının yiyeceği gıda maddelerine dokunması, hastalığın yayılmasına neden olur. Virüs, içme suyu ya da işlenmemiş kanalizasyonun kirlettiği gıda maddeleriyle temas etmiş suyla da geçebilir. Virüsün alınmasıyla belirtilerin ortaya çıkması arasındaki süre, yaklaşık 28 gündür. Tedavi için genellikle yatak istirahati ve yeterli sıvı alımı önerilir; hastaların büyük bir kısmı tamamen iyileşir Risk grubundakiler için bir aşı (etkisizleştirilmiş hepatit A virüsünden yapılır) vardır. Aşı, en az on yıl boyunca korunma sağlar.
Diğer taraftan, kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmesi ve hepatit A'nın yaygın olduğu bölgelerde çiğ deniz ürünleri tüketiminden kaçınılması önerilir. HAV kadar yaygın olmasa da Hepatit B (HBV), gittikçe daha sık görülmektedir. Kan nakli, damar içi uyuşturucu kullanımı ya da korunmasız cinsel ilişki yoluyla yayılan virüs, bedende yıllarca kalabilir. Anneleri HBV taşıyan bebeklerin virüsten etkilenme olasılığı Hepatit, karaciğerin iltihaplanmasıdır. Bir virüsün yol açtığı hepatite viral ya da enfeksiyoz hepatit adı verilir. Bazı durumlarda viral hepatit, içme suyuyla bulaşabilir. iltihaplanma. Kronik hepatit, tedavi edilmezse karaciğerde siroza neden olabilir.
Bu durumda, nodüler ve lifli doku, zarar gören karaciğer hücreleriyle ve karaciğerdeki bağdokularla yer değiştirerek, karaciğerin düz yüzeyini ve içteki mikro yapıları bozar Kronik hepatit, karaciğerin normal mikroskopik loplardan oluşmuş yapısını yok eden siroza neden olur. Hepatositlerin (karaciğer hücreleri) ve her bir altıgen lopçuğu oluşturan bağdokusunun bozulması, karaciğerde kan akışını aksatır. yüzde 95'tir. Hepatit A'dan daha ciddi bir hastalık olan hepatit B, kronik hale gelerek karaciğerde siroz ya da kanser gibi kalıcı hasara yol açabilir.
Virüsün bedene girmesinden 40 gün ya da altı ay sonra ortaya çıkan belirtiler; bitkinlik, karın ağrısı, iştah kaybı, bulanti, ishal, koyu renkli idrar ve sarılıktır. Tedavi için yatak istirahati önerilir. En az beş yıl korunma sağlayan bir aşı vardır. Hepatit C (HCV), ilk kez 1980'li yıllarda A ya da B türü olmayan hepatit olarak tanımlanmıştır. En yaygın olarak damar içi uyuşturucu kullananların aynı şırıngayı paylaşmasında olduğu gibi kanla, bazen cinsel ilişkiyle ya da virüs taşıyan bir anneden bebeğine geçer. Aynı diş firçası ve tıraş makinesinin birkaç kişi tarafından kullanılması da virüsün yayılmasına neden olur.
Belirtiler, nadiren akuttur ve HBV belirtileri ile benzerlik taşıyabilir. HCV virüsü taşıyan her 100 kişiden 20'sinde virüs, yaklaşık altı hafta sonra kendiliğinden yok olur; kalan 80'inde ise kronik hastalık görülür. Tedavi için hastaların yaklaşık yüzde 30'unda etkili olan interferon formülleri kullanılır. Birçok ülkede kan ve sperm bağışlayanlara HCV testi yapılır. HCV için aşı yoktur Hepatit D (HDV), delta etkeni olarak da bilinir; yaşamını sürdürmek için B virüsünü kullanan bir HBV parazitidir; bu nedenle sadece HBV ile aynı zamanda görülür. Sadece virüs taşıyan kan yoluyla bulaşan HDV'nin belirtileri HBV ile aynıdır. Vakaların yüzde 70-80’inde siroz görülür.
HBV için kullanılan aşıyla engellenebilir; her zaman etkili olmasa da tedavi için alfa interferon kullanılır. Hepatit E (HEV), HAV'a benzer. HAV gibi dışkı ve ağız yoluyla geçen HEV, genellikle sağlık önlemlerinin yetersiz olduğu ülkelerde görülür. Ölümcül sonuçlar doğuracağı kanıtlanan enfeksiyon gebe kadınlarda özellikle tehlikelidir. Belirtiler, HAV’da olduğu gibi karın ağrısı, iştah kaybı, bulantı, ishal, koyu renkli idrar ve sarılıktır. Az sayıda kronik vaka vardır ve tedavi için en az iki hafta yatak istirahati önerilir. Hepatit F (HFV), ilk kez 1994 yılında teşhis edilmiştir; HAV ve HEV ile aynı şekilde bulaşır.
Hepatit G (HGV), cinsel ilişki yoluyla bulaşmış ve kanda taşınan çok sayıda hepatit vakasınının nedenidir. Hastalığın hem akut hem de kronik biçimlerine yol açtığı ve zaten HCV taşıyan bir kişiye de geçebildiği için belirtileri, tam olarak belirlenememiştir. HGV'nin aşısı yoktur; tedavi için istirahat önerilir. Hepatitle ilgili belirtiler ortaya çıktığında hastalığın hepatit mi yoksa safra kesesi taşları ya da hatta kanser gibi başka bir sorun mu olduğunu belirlemek için karaciğer işlevlerini gösteren testler yapılmalıdır. Biyopsi gibi laboratuar testleri de gerekebilir. Hepatit riski olan bölgeleri ziyaret etmek isteyenlerin, aşı olması ve kişisel hijyen kurallarına özen göstermesi gerekir.
Doktorlar, hemşireler ve diş hekimleri gibi yüksek risk içeren meslek gruplarında çalışanların da aşı olması gerekir. Bazı ülkelerde yeni doğanlar ve ergenlere bağışıklık kazandırılması öngörülür. HİV (insan bağışıklık yetmezliği virüsü), bir protein kılıfıyla çevrilmiş RNA'dan oluşan benzersiz bir virüsler ailesinden biri olan bir retrovirüstür. Bu virüs, yardımcı T lenfositleri ya da T4 yardımcı hücreleri olarak bilinen bağışıklık sisteminde kritik bir rol oynayan bir tür beyaz kan hücresine saldırır. Bu durum, bağışıklık sistemine zarar verir ve bedeni genellikle zararsız olan birçok hastalığa karşı savunmasız bırakır.
Benzer tıbbi terimler
Tümünü görAddison hastalığı
Nadir görülen bu hastalık ce yok olmasından kaykoyulaşmadır.
Addison hastaliği
Bu nadir hastalık esas olarak 30 ila 50 yaş arasındaki insanları etkiler.
Adenovirüs
Adenovirüsler, üst solunum yolları hastalıklarına yol açan bir grup DNA virüsüdür.
Ağrili tik
Ağrılı tik (tic douloureux ya da trigeminal nevralji), yüzdeki başlıca duyusal sinir olan trigeminal sinirle ilgili bir hastalıktır.
Akalaziya
Yemek borusunun akalazisi, (yemek borusu alt bölümünde fonksiyon bozukluğu) yemek borusu kasının sinirsel kontrolünün yemek borusu duvarındaki sinir hücrelerinin bozulması nedeniyle zayıflaması durumudur Sonuçları, yutma güçlüğü (disfaji), yemeğin yemek borusunda alıkonması ve yemek borusunun büyümesidir.
Akciğer hastaliklari
Bazı akciğer hastalıkları kalıtımsaldır.
Kullanıcı yorumları
0 yorum
Yorumlar yükleniyor...