Teratogen
Teratogen
Gelişmekte olan bir ceninde fiziksel bozukluklara neden olan bir durum, olay ya da etkene teratogen adı verilir. Embriyo ya da cenin gelişiminin yaşamsal öneme sahip evreleri sırasında, hücrelerin genetik oluşumunda değişikliklere neden olan teratogenler, türlerine ve gebeliğin süresine bağlı olarak doğuştan biçim bozukluklarına, kansere ya da diğer hastalıklara yol açabilir. Bilinen 2.000 teratogen etkeni vardır.
En yaygın olanları alkol, kokain ve nikotin gibi uyuşturucular; bazı ilaçlar (özellikle bayılmayı engelleyen ilaçlar); organik çözücüler, böcek ilaçları, kurşun ve anestezi gazları gibi çevresel etkenler ve bulaşıcı hastalıklardır (özellikle kızamıkçık, sitomegalovirüs, genital herpes, toksoplazmozis ve suçiçeği). Teratogenlerden kaçınmak, her zaman mümkün olmayabilir. Örneğin, sanayileşmiş Batılı ülkelerde yaygın olarak kullanılan 50.000'den fazla kimyasal maddenin yüzde 20'sinin teratogen olabileceği tahmin edilmektedir. Bununla birlikte kaçınılabilecek teratogenler de vardır. Alkol, teratogene bağlı hastalıkların en yaygın nedenlerinden biridir; her 750 doğumdan birini etkiler.
Aşırı miktarda alkol tüketimi, büyüme geriliği, düşük kilolu doğum, yavaş gelişim, öğrenme bozuklukları ve hiperaktiviteye neden olabilir. Sürekli alkol kullanımı, bebeğin baş çevresinin normalden küçük olmasına (mikrosefali), zihinsel yetersizliğe ve fetal alkol sendromu olarak bilinen kalp hastalığına yol açabilir Gebelik sırasında sigara kullanımı da ceninin gelişimini yavaşlatır, prematüre doğum ve ölü doğum risklerini artırır. Daha önce kızamıkçık geçirmemiş anne adaylarının, gebelik öncesi aşı olması gerekir. Kızamıkçık, gebeliğin ilk üç ayında düşüğe, daha sonraki aşamalardaysa bebekte ciddi bozukluklara yol açan virüse bağlı bir enfeksiyondur.
Uyuşturucular, alkol ve sigara, potansiyel olarak teratogen olduğu için gebelik sırasında bunların hiç kullanılmaması, en güvenli seçenektir. Vücut ısısının önemli oranda artması ve radyasyon da potansiyel teratogenlerdir. Engellenemeyen doğuştan bozukluklar, genellikle cerrahi müdahale, hormon tedavisi, diyet ve fiziksel terapi gibi yöntemlerle etkili bir biçimde tedavi edilebilir; tedavi türüne bozukluğa ve şiddetine göre karar verilir. Geleceğin tedavisinde genlerin öne çıkacağı düşünülmektedir. Doğuştan bir bozukluk olduğu biliniyorsa ya da böyle bir riskten şüpheleniliyorsa, gebelik sırasında uygulanacak bazı testlerle saptama yapabilir. En güvenilir yöntem, gebeliğin 15-18.
haftaları arasında amniyon kesesinden amniyosentez yoluyla alınacak sıvı örneğinin incelenmesidir. Korionik villüs örneklemesi (CVS), gebeliğin ilk üç ayında uygulanan bir tekniktir; plasentadan alınan bir doku örneği, analiz edilerek ceninde herhangi bir genetik bozukluk olup olmadığı saptanabilir. Ultrason da, bazı bozuklukları ortaya çıkarabilir. Gebeliğin ilk evrelerinde ceninde herhangi bir bozukluk tespit edilirse kürtaj seçeneği düşünülebilir. Kürtaj kararı, ebeveynler tarafından alınabilir; ebeveynler, bu tür bir karar almadan önce doktorlarından bozukluğun doğası ve kürtajın sonuçları hakkında bilgi edinmelidir.
Ailesinde kromozomlara bağlı anormallik vakaları olan kişiler ve 35 yaş üstü gebe kadınlar, genetik danışmanlık programlarından yararlanmalıdır. İlk çocukları bu tür bir anormallikle doğan ebeveynlerin ikinci çocuklarında doğuştan anormallik riski normale oranla yüksektir; bu ebeveynlerin, bir başka çocuk sahibi olmaya karar vermeden önce genetik danışmanlığa başvurması gerekir.
Benzer tıbbi terimler
Tümünü görAlerji gidericiler
Mast hücreleri, alerjiye neden olan maddelerin saldırısına uğradığında, histamin adı verilen bir kimyasal madde salgılar.
Ağiz kokusu
Ağzın kötü bir şekilde kokması durumu, yetersiz ağız hijyeninin yanı sıra, soğan ya da sarımsak gibi kokulu yiyecekler ya da sigara kullanımı ağız kokusunun temel nedenleri arasında yer alır.
Ağrı kontrolü
Doğum, ağrılı bir deneyimdir; bu nedenle sanayileşmiş toplumlardaki birçok kadın, doğum sancısıyla başa çıkabilmek için bazı tıbbi yöntemlere başvurur.
Ağrili kavis sendromu
Supraspinal kas kirişi üzerindeki basınç bazı kişilerde yaş ile birlikte kirişin bozulmasına neden olarak sürtünmeye ve bunun sonucunda da kesede iltihaplanmaya (kiriş iltihabi-tendinitis) neden olan kristal kalsiyum birikmesine yol açar.
Aile içi şiddet
Akrabalık bağı olan kişiler arasındaki şiddet olayları, aile içi şiddet olarak tanımlanmaktadır ve genellikle erkekler tarafından eşlerine karşı gerçekleştirilmektedir.
Akromegali (devlik)
Her 20,000 kişiden sadece birini etkileyen akromegali (devlik hastalığı), vücuttaki kemiklerin, kasların ve diğer dokuların aşırı büyümesine neden olan hormonal bir hastalıktır.
Kullanıcı yorumları
0 yorum
Yorumlar yükleniyor...