Aile içi şiddet

AİLE İÇİ ŞİDDET

Akrabalık bağı olan kişiler arasındaki şiddet olayları, aile içi şiddet olarak tanımlanmaktadır ve genellikle erkekler tarafindan eşlerine karşı gerçekleştirilmektedir. Bu taciz biçimi fiziksel saldırı, tecavüz ya da diğer cinsel saldırılar; küçük düşürme ve tehdit gibi duygusal ya da psikolojik taciz biçimindedir ve çoğunlukla da bir arada görülür. Tüm kültürlerde, toplumun tüm kesimlerinde ve tüm eğitim düzeylerinde görülmektedir. Aile içi taciz, ABD'de 15-44 yaş arasındaki kadınlara yönelik saldırıların en büyük nedenidir. 15-24 yaş arası kadınların üçte birinde ise ölüm nedeni, genellikle cinsel saldırı ve aile içi şiddettir.

1970'lerdeki kadın hareketinde sonra ise aile içi şiddet, dava konusu olmaya başlamıştır. Uzmanlar, aile sorunlarının hâlâ birçok kişi tarafından özel bir konu olarak görülmesi nedeniyle, bu tür olayların genellikle bildirilmediğini düşünmektedir. Çoğunlukla olay inkar edilmekte ve yasal sonuçlarından korkulmaktadır. Bazı araştırmalar, ilişkilerin yaklaşık yüzde 30'unda, bazı aşamalarda şiddet görülmektedir.

Erkekler de aile içi şiddete uğramaktadır. Erkekler kadınlara göre daha fazla bildirimde bulunduklarından, aile içi şiddete uğrayan erkeklerin oranı gerçek olaylardan daha fazla görünmektedir. Ancak veriler, kadınların erkeklerden altı kat daha fazla aile içi şiddete maruz kaldığını ortaya koymaktadır. Genellikle aile içi şiddetin, tek bir nedeni yoktur. Nedenler, düşük gelir, alkol ya da madde bağımlılığı; şiddetin kullanıldığı bir ailede büyümek; işsizlik, işinden memnun olmamak; cinsel sorunlar ve sorunları çözmenin başka yollarını ya da başka davranış biçimlerini bilmemek olarak sıralanabilir.

Eşlerin yaşı da bir etken olabilmektedir; şiddet, daha çok 30 yaş altındaki çiftlerde görülmektedir. Aile içi şiddetin hem fiziksel hem de psikolojik etkileri vardır. Fiziksel zararlar; ezik, çürük ve kesikler, yanıklar, bıçaklanma, kırıklar ve hamile kadınlarda düşüklerdir. Duygusal sorunlar ise yeme bozuklukları; alkol ve madde bağımlılığı, psikolojik bozukluklar, kaygı ve depresyon gibi sorunlardır. Bu tür sorunlar içeren bir ilişkiyi bitirmek isteyen kadınlar, özellikle de düşük gelir grubundan geliyorsa, tacizle sokakta yaşamak arasında seçim yapmak zorunda kalmaktadır. Bu durumdaki kadınlar ve çocuklar için kurulmuş sığınakların kapasiteleri genellikle yetersiz kalmaktadır.

Bu da kadının yaşadığı ikilemi daha da zorlaştırmaktadır. Şiddet gören kadınlar, genellikle bu ilişkiyi bitirmekte, ancak karşılaştıkları ekonomik, duygusal, kültürel ve sosyal sorunlar nedeniyle geri dönmektedir. Şiddet çocuklara da yöneliyorsa, kaçış en iyi yol olacaktır. Araştırmalar, ABD'de aile içi şiddetin giderek artan bir suç haline geldiğini göstermektedir. Bu araştırmalarda, aile içi şiddete tanık olan ya da maruz kalan çocukların, ergenliklerinde ve yetişkinliklerinde şiddet kullanan kişiler haline geldiği de belirtilmektedir.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...