Meme kanseri

Memenin kanserli tümörü. Meme kanseri kadınlarda en yaygın kanser türüdür. İleri yaşa kadar yaşayan her 11 kadından 1'i yaşamının herhangi bir noktasında meme kanseri geliştirecektir. Meme kanseri seyrek olarak erkeklerde de gelişebilir. Meme kanserinin erken tanısı ve tedavisi için kullanılan tekniklerin ilerlemesi toplam sağkalım oranlarını yükseltmiştir. NEDENLERI Meme kanserinin nedenlerine ilişkin güncel teoriler hormonal ve kalitimsal etkiler üstüne odaklanmaktadır. Bununla birlikte, başta gelen risk faktörü yaştır, bir kadının bu hastalığı geliştirme olasılığı yaşamının her 10 yılında iki kat artar. Meme kanseri insidansi, âdet görmeye erken bir yaşta başlayan kadınlarda ve âdetten kesilmenin geç meydana geldiği kadınlarda ortalamadan daha yüksektir. Çocuğu olmayan kadınlarda, ilk çocuğunu geç yaşta doğuran kadınlarda ve uzun süre memeyle besleme yapmayan kadınlarda da bu risk daha yüksektir. Annelerinde ya da kız kardeşlerinde meme kanseri bulunan kadınlar da artan bir riskle karşı karşıyadırlar. Beslenmenin de bir rolü olabilir; tipik beslenme biçiminin çok miktarda yağ içerdiği ülkelerde meme kanseri daha yaygındır. Şişmanlık (obezite) ve orta neden olabilir. Erkeklerde, bir hormonal rahatsızlığın ya da belirli ilaçlarla tedavinin sonucu olarak jinekomasti (anormal meme gelişimi) meydana gelebilir. Tümörler Meme kitlelerinin çoğunluğu, kistler (sıvi dolu keseler) ve fibroadenomlar (süt üreten dokunun kalınlaşmış bölgeleri) gibi kanserli olmayan tümörlerdir. Daha seyrek olarak, meme kanseri meydana gelebilir. ARAŞTIRMA Memenin bozukluklari, meme farkındalığı sürecinde ya da bir doktorun fizik muayenesi sırasında ortaya çıkarılabilir. Meme için yapılan özel araştırmalar arasında biyopsi (analiz için küçük bir doku örneğinin alınması) ve mamografi vardır.) ila aşırı düzeyde alkol alımı da riski artırır. Hormon replasman tedavisi (HRT) meme kanseri geliştirme olasılığını hafifçe artırabilir; HRT'nin uygulandığı süre uzadıkça bu risk artar. Elli yaşından küçük kadınlarda meme kanseri kalıtımsal (genetik) faktörlerle bağlantılı olabilir ve tüm meme kanserlerinin yaklaşık %10'undan sorumlu olduğu düşünülen bazı genler saptanmıştır, BRCA1 ve BRCA2 mutasyonları (değişiklikleri) özellikle dik kat çekicidir. Bu hastalığı 30'lu ya da 40'lı yaşlarında geliştirmiş bir veya daha fazla akrabası olan kadınların kalıtım konusunda bir uzmana danışmaları iyi olabilir.

SEMPTOMLARI VE BELİRTİLERİ

Çoğunlukla, meme kanserinin ilk belirtisi ağrısız bir kitledir. Bununla birlikte, her on meme kitlesinden dokuzunun kanserli olmadığını belirtmek önemlidir. Meme kanserinin diğer semptomları arasında, meme başından koyu renkli akıntı, meme başının geri çekilmesi (indentasyon) ve kitle üzerindeki bölgede derinin çukurlaşması, kırışması sayılabilir. Olguların çoğunda, yalnızca bir meme tutulur. 50-70 yaş arasındaki tüm kadınların her üç yılda bir yaptırması önerilen rutin bir mamografi sırasında bazen bir anormallik saptanabilir.

ARAŞTIRMA VE TEDAVİ

Eğer memede bir kitle saptanırsa, mamografi ya da ultrason tarama gibi bir görüntüleme işlemi uygulanacaktır. Ondan sonra, bir şırıngaya takılmış içi boş bir iğne memeye sokularak analiz için küçük bir hücre örneğinin emildiği bir biyopsi türü olan ince iğne aspirasyonu ile kitleden hücreler alınacaktır. Meme dışına yayıldığı düşünülmeyen küçük bir kanserli tümör, çevresindeki normal doku sınırıyla birlikte cerrahi olarak çıkarılır. Koltuk altındaki lenf düğümleri de çoğunlukla aynı zamanda alınır. Daha büyük kanserlerde mastektomi (tüm memenin cerrahi olarak çıkarılması) gerekli olabilir. Hastalığın cinsel ruh sağlığı üzerindeki etkisini azaltmaya yardımcı olmak için, cerrahi girişimle birleştirilerek ya da cerrahi girişim sonrasında mamoplasti (meme rekonstrüksiyonu) uygulanabilir. Başkaca bir tedavinin uygulanması tümörün büyüklüğüne, lenf düğümlerine yayılmayla ilgili bir kanıtın olup olmamasına ve tümör hücrelerinin hormonlara olan duyarlılığına bağlıdır; bu duyarlılık, estrojen reseptör testi denilen bir teknikle laboratuvarda değerlendirilir. Kadının o andsaki yaşı ve âdetten kesilmiş olup olmadığı da uygun tedaviyi belirlemede önemli faktörlerdir. Cerrahi girişimden sonra, kadınların çoğu geriye kalan meme dokusuna ve koltuk altına yönelik ışın tedavisi (radyoterapi) ve/ veya kemoterapi (antikanser ilaçlar ile tedavi) alır. Meme kanseri için cerrahi girisimden sonra yinelenme riskini azaltmak amacıyla, ağızdan alınan (oral) bir antiestrojen ilaç olan tamoksifen yaygın olarak reçete edilir. Erken evredeki belirli kanser türlerini ve bazı ilerlemiş kanser olgularını tedavi etmek için trastuzumab gibi ilaçlar kullanılabilir. Eğer tümör estrojene duyarlıysa, âdetten kesilmesi yakın olan kadınların âdetten erken kesilmeleri için tedavi uygulanabilir. İlk tanı anında vücudun diğer kısımlarında bulunan ya da görünürde başarılı tedaviden yıllar sonra gelişebilen ikincil tümörler antikanser ilaçlarla ve hormonlarla tedavi edilir. DURUM Erken meme kanseri tedavisinden sonra genellikle tam iyileşme ya da yıllarca süren sağlıklı bir yaşam beklenebilir. Herhangi bir yinelenmeyi ya da diğer memede yeni kanser gelişimini saptamak için düzenli kontrollerin yapılması gereklidir. Bu nedenle, periyodik olarak mamogram uygulanmalıdır. Eğer kanseri yinelenirse, ilaçlarla ve/veya ışın tedavisiyle bazen yıllarca kontrol altinda tutulabilir. (Arica bakınız meme farkındalığı.)

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...