Kolon kanseri

Kolonun (kalın barsağın ana kısmı) kötü huylu tümörlerine denir. Birlikte kolorek tal tümörler adı verilen kolon ve rektum (kolonun alt kısmı) tümörleri en sık görülen kanser türlerinden biridir. Sıklıkla 60 yaş üzerinde görülür. NEDENLERI Bazı kolon kanseri türlerinin genetik temeli mevcuttur. Olguların yaklaşık üçte birinin ailesinde kolon kanseri öyküsü vardır. Bilhassa ailesel adenomatöz polipozis (bu hastalıkta kolonda çok sayıda polip görülür) adı verilen kalıtımsal bir hastalık, kanser riskini büyük ölçüde artırmaktadır. Bununla birlikte hastaların büyük kısmı için kesin neden bilinmemektedir. Çok miktarda et ve yağlı gıda tüketiminin kansere katkısı olduğu düşünülmektedir, ayrıca ile yetersiz lifli gıda tüketimi de riski artırıyor olabilir. Hastalık bazen ülseratif kolit ve Crohn hastalığı ile de birlikte olabilmektedir. SEMPTOMLAR Kolon kanserinin ilk semptomlar arasında barsak hareketlerinde sebebi açıklanamayan değişiklikler (kabızlık ya da ishal olabilir), kanla karışmış dışkı ile karın alt kesimde ağrı sayılabilir. Ancak bazen tümör barsak tıkanıklığı (bkz. barsak tıkanıklığı) ya da barsakta delinme (barsak perforasyonu) yapacak ölçüde büyüyene kadar semptom vermeyebilir. TANI, TEDAVİ VE TARAMA Semptomlar, fizik muayene ve gaitada kan testi (bkz. gaitada gizli kan) yaparak bir ön tanı konabilir. Eğer bunlar kanser olasılığını ekarte etmiyorsa daha ileri tetkikler yapılmalıdır. Bu ileri tetkikler arasında barsağın içini görmek için kullanılan sigmoidoskopi ya da kolonoskopi, biyopsi (inceleme için doku örneği alınmasi), baryum enema (baryum röntgen filmi) ile BT ya da MRG görüntüleme sayılabilir. Olguların çoğunda kolon kanseri tedavisi kısmi kolektomidir. Bu işlemle kolondaki hastalıklı alan komşu sağlıklı dokuyla birlikte çıkarılır ve kesik kolon uçları tekrar birleştirilir. Cerrahi tedaviye radyoterapi ve kemoterapi de eklenebilir. Sonuçlar kanserin ne kadar ilerlediğine bağlıdır; erken evrelerde tanı konmuş kolon kanserinde tam ivilesme elde edilebilir. Yüksek kolon kanseri riski taşıyan hastalarda gaitada gizli kan (GGK) ve kolo noskopi ile düzenli tarama yapılması önerilmektedir. Ayrıca 60 ila 69 yaş arasında olanlara yönelik genel bir tarama projesi (GGK kullanılarak) de başlatılmıştır.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...