Ağiz hastaliklari

AĞIZ HASTALIKLARI

Ağız boşluğunda çeşitli enfeksiyonlar görülebilir; herpes simpleks ve A tipi Coxsackie virüsleri ya da maya cinsi mikroorganizmalar, bu enfeksiyonlara neden olabilir. Maya cinsi mikroorganizmaların yol açtığı enfeksiyonlar, lösemi için gördüğü kemoterapi sonucu savunma sistemleri zayıflayan kişilerin ağzında pamukçuğa neden olur. İrin oluşturucu bakterilerin diş iliğinde yol açtığı enfeksiyonlar, çenede apselere neden olur. Ağız yaralarına herpes simpleks ya da kemik iliğinin kırmızı (eritrosit) ve beyaz (lökosit) kan hücresi üretmeyi kestiği kan hücrelerinin tüm tiplerinin yokluğundan kaynaklı kansızlık durumu gibi, vücudun başka bir bölgesindeki hastalık neden olabilir.

Ağız yaraları lösemi, deri kızarıklığı (eritem) ve Stevens-Johnson sendromuna eşlik edebilir. Deri kızarıklığı, vücudun bütün kısımlarında genel bir hastalıktır; ateş, boğaz ağrısı, baş ağrısı, mide ve bağırsak enfeksiyonu ve eklem ağrıları, ayırt edici belirtilerdir. StevensJohnson eritemi, kızarıklığın ağız, gözler ve cinsel organlarda lezyonlara neden olan şiddetli bir biçimidir. Dişeti iltihabı (jinjivit), dişetinin dişin mine tabakasından ayrılmasına neden olur; diş sementiyle diş boynu dişin esas iç tabakasını açıkta bırakarak, diş taşı oluşturan bakterilere açık hale getirir. Bu durum, diş çürümesi (caries) ve diş kaybıyla sonuçlanabilir.

Diş gelişimi sırasında, beslenme düzeninde, yeterli düzeyde flüorür eklenerek, diş çürümesi yaklaşık yüzde 60'ı oranında engellenebilir. Ağız boşluğu kanseri, sigara ve alkol tüketimiyle ağız hijyenine gerekli özen gösterilmemesi sonucu genellikle 45-85 yaşları arasında ortaya çıkar. Ağız kanserlerinin büyük bir kısmı, dilin kenarında ya da dille alt diş lerin dişeti arasındaki hendekte görülür (“kanser kalyonu"). Ağız kanserinin ilk tanısi, genellikle diş hekimleri tarafından bulunan yaralarla konulur. Kesin bir teşhis konması için biyopsi yapılması gerekir.

Ağız kanseri, cerrahi müdahale ve radyasyon terapisiyle (radyoterapi) tedavi edilebilir Ağız kanseri teşhisi konan bütün hastaların burun, hava geçitleri, yemek borusu ve gırtlak bölgelerinde tümör olup olmadığı dikkatlice kontrol edilmelidir. Dudak kanseri, uzun süre güneş ışığına maruz kalan çiftçıler, denizciler ve benzeri meslek gruplarında daha yaygındır. Dudak kanseri, cerrahi müdahale ya da radyoterapiyle tedavi edilebilir.

Dudak kanserinde hayatta kalma orani oldukça yüksektir; dudak kanseri teşhisi konmuş hastalarının yaklaşık yüzde 90'ının beş yıl sonra hâlâ hayatta olduğu gözlenmiştir Ancak tümörün lenf düğümüne yayılması durumunda hayatta kalma şansı azalır Dizin'de Herpes simpleks, Deri kızarıklığının (eritem) farklı türleri, Lösemi ve diğer benzeri hastalıklar

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...