Venografi

Venografi

Venografi, toplardamarların, genellikle kan pıhtısı olup olmadığını anlamak için çekilen röntgenidir. Damarlar, elektromanyetik ışınımi (radyasyon) geçirdiklerinden, normal koşullarda X ışınları altında görünmez. Bunun için, X ışınlarını geçirmeyen ve röntgen filminde (ya da venogramda) görünmelerini sağlayan, boyalı bir sıvı verilerek incelenmeleri gerekir. Bu sıvı, lokal anestezi altında, röntgeni çekilecek yerden bir kateter yardımıyla damara verilir.

Göğüs röntgeni Akciğer hastalıklarının zaman geçmeden saptanması ve erken tanısı, ilk olarak göğüs röntgeninin çekilmesine dayanır. Göğüs röntgeninde kalp ve büyük damarlar da görünür; ancak X ışınları yumuşak dokulardan kolaylıkla geçebildiği için, bu yöntemle ancak büyük boyutlu anormallikler ya da bu organlardaki büyümeler görünür. Göğüs röntgeniyle, zatürree, akciğer tümörleri ve amfizem gibi hastalıklar saptanabilir, ayrıca bir anormallikten kuşkulandığında, bu sonuçlar hekimin daha ileri incelemeler ve testler gerekip gerekmediğine karar vermesine yardım eder. İyot gibi X ışınlarını geçirmeyen maddelerin kullanılmasıyla, hastalık tanısı kesinleştirilebilir.

Ultrason Bu yöntemde, iç organların iki boyutlu görüntülerinin oluşturulması için ses dalgaları kullanılır Ultrason, genellikle gebelikte bebeğin sağlığının ve gelişimin incelenmesinde kullanılır. letici, ses yankılarını bilgisayara iletir, bilgisayar da bunları görüntüye dönüştürerek ekranda gösterir.

Röntgen teknolojisinde, hasta düşük dozda radyasyon alır. Bazı ülkelerde ışınım düzeyi, altı ayda güneşten ve radyo dalgalarından alınan miktarı aşmamakla sınırlandırılmiştır.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...