Potasyum

POTASYUM

Potasyum, vücutta pozitif yüklü iyon (K+) biçiminde bulunur. Küçük miktarda potasyum, beslenme için temeldir. Yiyeceklerin, hücre ve dokuların onarılması için gereken enerjiye dönüştürülmesi gibi metabolizma süreçlerinde önemli bir rol oynar. Potasyum, sodyumla birlikte hücre içinde asit-su dengesinin ayarlanmasını sağlar. Bu işlem, böbrekler tarafından denetlenir. Potasyum, sebze, meyve, et, tavuk, süt ürünleri ve yeşil sebzelerde bulunduğundan, beslenmeleri çeşitlilik gösteren sağlıklı kişilerde potasyum eksikliği pek görülmez. Potasyum eksikliği, ishal, kusma, müshil ilacı ya da idrar söktürücü alınması, oruç gibi nedenlerle oluşabilir.

Potasyumdan daha yüksek sodyum içeren bir beslenme biçimi, kas hücrelerindeki suyun çekilmesine ve yüksek tansiyona neden olabilir. Potasyumun az alınması, kalp ritminin değişmesine de yol açabilir. Sporcular gibi normalin üstünde egzersiz yapan kişiler, aldıkları potasyum miktarını artırmalıdırlar. Nohut, yağsız biftek, fasulye, balık, patates, mısır, ispanak ve kuru erik gibi potasyum miktarı yüksek yiyecekler, genellikle fazla sodyum düzeyini dengelemek için yenebilir Flor, deniz suyunda ve temiz yeraltı sularında bulunan inorganik bir iyondur. Diş çürümelerini azaltacak miktarda alınması için suya, yiyeceklere ve diş macunlarına eklenir.

Birçok çalışma, suyun florlanmasının diş çürümelerini önemli ölçüde azalttığını göstermiştir. Suya (sodyum florit olarak) ve diş macunlarına eklenen flor, çürümeye neden olan bakteri asitlerinin saldırısına karşı, diş minesinin mineral kayıplarını engeller. Birçok ülkede halk sağlığı yetkilileri, bu bilgiye göre davranmaktadır. Flor, diş hekimleri tarafından uygulanmakta ve yiyeceklere ya da ağız yıkama sularına eklenmektedir. Daha etkili ve ekonomik bir yöntem, sulara eklenmesidir. Florlanmış su, ABD ve Kanada'da nüfusun yarısından fazlasına, Avustralya'da üç kişiden birine sağlanmaktadır.

Bu uygulama, diş tedavisi gereksinimini azaltmakta, özellikle de koruyucu tedaviye mali gücü yetmeyen kişilere yarar sağlamaktadır Suların florlanması, ileri yaşlarda sağlığın yeniden kazanılması için yapılan çalışma gereğini de azaltmaktadır. Gebelikte bebeğin diş oluşumu sırasında annenin aldığı flor, bebeğin gelişmekte olan diş minesine geçerek minenin yapısını güçlendirmekte ve asitlere karşı daha dirençli hale getirmektedir.

Doğumdan ergenliğe kadar diş gelişimi devam ettikçe, tükürükteki, sudaki, diş macunlarındaki ya da diş tedavisinin bir parçası olarak alınan florun; asitlere olan direnci artırdığı, asit saldırısından sonra dişlerin kendi kendilerini onararak mineralleri yerine koymasına yardımcı olduğu ve diş çürümelerini artıran bakteri asitlerinin oluşumunu azalttığı gösterilmiştir. Yetişkinlerde ise florun sağladığı bu yarar devam etmekte, tükürükte bulunan flor diş yüzeylerindeki çürükleri azaltmaktadır. Diş çürümesine yol açan bakterilerin gelişmesini önlemek içinse, yüksek yoğunlukta flor kullanılmaktadır.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...