Öksürük

Öksürük

Kan pıhtısı (genellikle derin bacak toplardamarlarında oluşan) gibi bir nedenle tıkanır. Belirtiler arasında solunum zorluğu, ani göğüs ağrısı, şok ve vücuttaki kirli (venöz) kanın fazlalaşması nedeniyle derinin mavi renk alması vardır. Çok geniş pulmoner ambolizmler sıklıkla öldürücüdür. Pulmoner embolizm, venöz dolaşımdan gelen ve kalbin sağ tarafından geçerek akciğerlerin bir atardamarına yerleşen ve kan akışını kesen katı veya hücresel bir maddenin pulmoner dolaşımı tıkaması sonucu oluşur. Genellikle alt bacaktaki bir toplardamardan gelen bir kan pıhtısı (derin toplardamar trombozu) neden olur. Daha az sıklıkla emboli, hava, yağ veya kemik iliği olabilir.

Amboli sadece akciğerlere giden kan akımını kesmez, bir o kadar önemli olarak kalbin sol tarafına ve oradan da vücudun kalan kısmına kan akışını da bozar. Eğer tıkanma yeterince büyükse kalpten kan çıkışı azalır ve vücut dokuları ölür. Pulmoner amboli riski derin toplardamar trombozu olan veya pıhtılaşmaya eğilimi olan, yani hareketsiz, yatalak, hamile, doğum kontrol hapı kullanan veya yakın zamanda özellikle de leğen boşluğu bölgesinden cerrahi işlem geçirmiş kişilerde yüksektir. Pulmoner ambolizmin belirtileri ani göğüs ağrısı (kalp temiz kandan mahrum kaldığındaki gibi), solunum güçlüğü, solgun cilt, A Tahriş edici maddeler solunur ve gırtlak, soluk borusu algılayıcılarını uyarır.

B Gırtlak, soluk borusu ve ri vagus siniri ile beyne sinyaller gönderir. C Beyin kökü frenik sinir (diyafram siniri) vasıtasıyla öksürük refleksini tetikler. D Diyafram yükselir ve göğüs ğerlerden dışarı öksürük olarak çıkmaya zorlar. hızlı kalp atışı ve bayılmadır. Bu acil bir durumdur ve hastanede tedavi edilmelidir. Pulmoner ambolizm akciğer taraması ile doğrulanabilir; kandaki oksijen seviyesini ölçmek için kan testleri yapılmalıdır. Anjiyografi (toplardamarlara boya enjekte edilerek yapılan bir röntgen testi) veya toplardamarların kan damarlarının incelenmesine yönelik yapılan ultrason, bir derin toplardamar trombozu olup olmadığını ortaya çıkartır.

Tedavisi pıhtıyı çözecek damar içi ilaçlardır (trombolitik ilaçlar). İleride yine pıhtı oluşması damar içi pıhtılaşmayı önleyen ilaçlarla engellenir. Bu arada da hastaya maske ile oksijen verilir. Yeterli tedavi ile ölüm oranı düşüktür. Cerrahiden sonra hastanın mümkün olduğunca çabuk yürümeye başlaması ve esnek çoraplar kullanması bu duruma karşı en iyi önlemdir. Uzun süre yatak istirahati gereken hastalarda deri altına küçük dozlar halinde heparin (pıhtılaşmayı önleyen bir ilaç) verilebilir.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...