İşitme

İşitme

Bunlar, birçoğu koruyucu doku kapsülüyle kaplı sinir uçlarıdır. Özel duyularsa koklama, görme, tat alma, işitme ve dengedir. Bu duyuların algılayıcılari, vücudun belirli bölgelerinde bulunur ve daha karmaşıktır. Algılayıcılar (reseptörler), genellikle algılayabildikleri uyarıların türlerine göre sınıflandırılırlar. Örneğin görme, fotoreseptörlerle (ışık algılayıcıları); dokunma, ses ve denge, mekanoreseptörlerle (konum ve temas algılayıcıları); koku ve tat, kemoreseptörlerle; sicaklık ve soğukluk, termoreseptörlerle ve ağri, nosiseptörlerle algılanır. lüm 4: Omurilik; Bölüm 10: Dokunma.

İçkulaktaki kıl hücresi olan mekanoreseptörler (konum ve temas algılayıcıları), vestibül-salyangoz siniriyle beyne sinyal gönderir. Bu sinyaller, beyne ses ve dengeyle ilgili bilgi sağlar.

Dokunma duyusuyla ilgili algılayıcılar; dokunma, basınç, titreşim, gıdıklanma ve kaşıntıyı algılar. Özellikle dudaklar, parmak uçlari, ayak parmakları ve cinsel organlarda bu türden sayısız algılayıcı bulunur.

Nosiseptörler (ağrı algılayıcıları), vücut dokularının büyük bir kısmında yer alır; deriyle eklemlerde yaygındır.

Baroreseptörler, basınçtaki değişiklikleri algılar. Bu algılayıcılar, akciğerler ve mide gibi şişip büzülebilen organların duvarlarında bulunurlar.

Görme Gözlerdeki ışığa duyarlı fotoreseptörlerin sinyalleri, görme siniriyle beynin arka kısmındaki kabuğa gönderilerek görsel bilgi olarak işlenir.

Tat alma

Dil, damak ve boğazdaki tat cisimcikleri (kemoreseptörler), kafatası sinirleriyle beyne tuzlu, tatlı, ekşi ve acı tatlarla ilgili bilgi gönderir

Not: Bu resimde akciğerlerle göğüs zarı (plevra) kalbi göstermek için kesilmiştir.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...