Dokunma

DOKUNMA

Derinin bir nesne ile temas ettiğini algılamasına dokunma duyusu denir. Deri yüzeyinde deride bulunan algılayıcılar denilen ve farklı ağrı, basınç ve titreşim düzeyleri ile 45 derece ile 10 derece arasında değişen isıları algılayan yüzlerce algı siniri ucu bulunur. Sinir uçları parmak uçları, dudaklar ve dil gibi vücut bölümlerinde yoğunlaştığından dokunmanın duyarlılık derecesi vücudun çeşitli bölgelerinde önemli farklılıklar gösterir. Parmak uçları, aralarında yalnızca 2 mm uzaklık bulunan nesneleri ayırt ederken, daha az algılayıcının yer aldığı el sırtının birbirinden farklı nesneler olarak algılayabilmesi için nesnelerin arasında 50 mm mesafe bulunması gerekir.

Parmak uçları, metrenin milyonda biri kadar düşük titreşimleri de algılayabilir. Vücudun tamamı genel olarak dokunmayı algılar. Derinin yalnızca bir sinir lifinin hizmet verdiği bölgesine bu lifin algılayıcı alanı denir, algılayıcı alanlar birbirine geçebilir. Dokunmaya karşı özel olarak duyarlı vücut bölgeleri arasında dil, dudaklar ve parmak uçları yer alır. Dilin basınç noktası konsantrasyonu parmak uçlarına kıyasla iki kat fazladır. Dokunma, rahatlık ve güven sağladığı için yenidoğan açısından önemlidir; anne ve bebeği arasındaki ilk ten temasının aralarındaki bağlanma ilişkisine yardımcı olduğu bilinir.

Yoğun bakımdaki bebeklerin dahi optimal gelişimi sağlayabilmek için dokunulmaya ihtiyaç duydukları kabul edilir. Dokunma duyusu bebeğin gelişme ve öğrenme deneyimleri açısından da yaşamsal önem taşır. Bebek çevresini öğrenmek ve anlamasına yardımcı olması için dokunur. Çeşitli dokuları hissetmek, bebeğin görsel algılarını dokunmayla ilişkilendirmesine yardımcı olur.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...