Bedensel tedaviler
BEDENSEL TEDAVİLER
Bedensel (somatik) tedaviler, psikolojik tedavilerle masaj, nefes alıştırmaları, fiziksel hareket, beden duruşlarına ilişkin farkındalık gibi teknikleri birleştirerek, bedenle zihin arasında bağ kurmaya çalışır. Bu bakış açısına göre, duygusal ya da psikolojik sıkıntıların, her zaman bedensel bir anlatımı vardır ve tedavi edildiğinde bunun ruh üzerinde olumlu bir etkisi olur. Bedensel tedavinin temelleri, psikiyatr Wilhelm Reich'a (1897-1957) uzanır. Freud'un izinden giden Reich, vücutta psikolojik travmanın ve duygusal engellemelerin yarattığı fiziksel gerilim üzerinde yoğunlaşan, özgün kuramını ve yöntemlerini geliştirdi.
Reich'ın tedavisinde, terapist, vücudun “karakter zırhını” açığa çıkarmak amacıyla egzersiz ve masajla ilgilenirken, hastadan kendi soluk alıp verme düzenini, kaslarındaki gerilimi ve duruş alışkanlıklarını gözlemesi istenir. Reich'ın çalışmaları, 1960'larda, öğrencisi Dr. Alexander Lowen tarafından geliştirildi ve daha ileriye götürüldü. Lowen’in biyoenerjetik tedavisi, depresyon ve öfke gibi psikolojik durumlarla ilişkili görülen duruş alışkanlıkları ve beden hareketlerine ilişkin farkındalık üzerinde yoğunlaşmıştır. “Zırhı” yok edebilmek için yapılan alıştırmalarda, stres konumları ve duyuların serbest bırakılması gibi yöntemler kullanılır, böylece enerjinin hareket etmesi sağlanır.
Biyoenenerjetik tedavinin, cinsel işlev bozukluğu, psikosomatik ya da stresle ilgili hastalıklar, duruş bozuklukları ya da kişinin görünüşündeki zayıflama gibi durumlarda yardımcı olmaktadır. Yapısal bütünleşme olarak bilinen bir başka bedensel tedavi ise Amerikalı biyokimyacı Ida Rolf'un başlattığı masaj biçimidir ve Rolf'un adıyla anılır.
Bu tedavi biçiminde, uzun süreli stresten ve duruş bozukluklarından kaynaklanan gerilimin azaltılması, bağdokularındaki sertleşmenin giderilmesi için, eller, dirsekler ve dizlerle masaj uygulanır Rolf, bağlayıcı dokulardaki sertleşmenin yok edilmesinin, travma anılarının ortaya çıkmasına yardım ettiğine, bunun da vücudun doğal dengesine kavuşmasını sağladığına inanıyordu. Bu tedavi biçiminde öncelikli olmamasına karşın, hastalar travma hakkında konuşmaya yönlendirilir. Rolf, bedensel tedaviyle kişinin kendini hem fiziksel hem de psikolojik olarak iyi hissetmesinin sağlanacağına inanıyordu.
Heller yöntemi ise, bu tedavi biçiminin, 1970'lerin sonunda Amerikalı uzay mühendisi Joseph Heller tarafından geliştirilen bir başka biçimidir. Duruş bozuklukları, kas-iskelet sistemindeki incinmeler ve fiziksel sakatlıklarda, o alanın uzmanları tarafından uygulanması önerilen ve sistematik olarak uygulanan bedensel tedavilerdir. Hellerwork, bağ dokusundaki gerilimin yok edilmesine yönelik bedensel tedavi, esnekliği ve gerilimi azaltan hareketlerin öğretilmesine yönelik eğitim ve zihinle duygular arasındaki bağlantıyı, bunların beden üzerindeki etkilerini açıklamaya yönelik konuşma tedavisinde birleştirmiştir.
Traeger yöntemi olarak bilinen, girişim içermeyen bir bedensel tedavi biçimi de Dr. Milton Traeger tarafından geliştirilmiştir. Bu tedavinin, kasların rahatlatılması ve kaslarda gerilime yol açan bilinçdışı örüntülerin ortaya çıkarılması gibi iki yönü vardır. Pasif durumda, hasta masaya yatırılır ve hekim tarafından yavaşça hareket ettirilerek vücuttaki gerilimin yeri ve türü saptanır. Aktif durumda ise, kas gerilimi azaltılırken hastaya nasıl hareket edeceği öğretilir. Felç ya da sinir sistemindeki bozukluklardan kaynaklanan kas hastalıkları için geliştirilen Traeger yöntemi, stresin yol açtığı hastalıklar için de önerilmektedir.
Benzer tıbbi terimler
Tümünü görAlkol bağimliliği
Alkol bağımlılığı, alkole fiziksel, psikolojik ve duygusal bağımlılıkla görülen, ilerleyici bir hastalıktır.
Âdet öncesi sendromu
Âdet öncesi sendromu (PMS-premenstrüel sendrom) âdetten önceki birkaç gün ortaya çıkan bir dizi fiziksel ve psikolojik belirtileri anlatır.
Aerobik egzersizler
Bu tür egzersizler, solunum ve kalp atış hızını istenen en yüksek seviyeye getirip, 1520 dakika bu düzeyde tutulması için, kasların tam kapasiteleriyle uzun süre hareket ettirilmesine dayanan, yürüyüş ya da koşma gibi
Ağiz kokusu
Ağzın kötü bir şekilde kokması durumu, yetersiz ağız hijyeninin yanı sıra, soğan ya da sarımsak gibi kokulu yiyecekler ya da sigara kullanımı ağız kokusunun temel nedenleri arasında yer alır.
Aids'e bağlı kanserler
Lenfositler, bedenin kansere karşı mücadelesinde önemli bir rol oynar._ T4 hücresinin işlevi zarar gördüğünde kanser gelişebilir Kaposi sarkomu, AİDS’e bağlı kanserlerin en yaygın görülen şeklidir.
Aile içi şiddet
Akrabalık bağı olan kişiler arasındaki şiddet olayları, aile içi şiddet olarak tanımlanmaktadır ve genellikle erkekler tarafından eşlerine karşı gerçekleştirilmektedir.
Kullanıcı yorumları
0 yorum
Yorumlar yükleniyor...