Konuşma bozukluklari
KONUŞMA BOZUKLUKLARI
Konuşma bozuklukları, tarihin kaydedilmeye başlanmasından bu yana insanoğlu için hep endişe kaynağı olmuştur. Yaklaşık 10 milyon Amerikalının, bir biçimde konuşma bozukluğu olduğu tahmin edilmektedir. Ses bozuklukları (disfoni), konuşma bozukluklarının başlıca türleri arasında yer alır; gırtlak felci ve hormon salgılayan bezlerin zarar görmesi ya da hastalığı, ses bozukluklarının temel nedenleridir. Konuşma bozuklukları, bir çocuğun dil öğrenme yeteneğini aksatan en yaygın etkendir. Konuşamama, anlaşılmaz konuşma ve peltek konuşma, genetik etkenlere bağlı olarak ya da doğumdan önce, doğum sırasında veya doğumdan kısa bir süre sonra meydana gelen herhangi bir hasar sonucu ortaya çıkabilir.
Ailedeki dil yetersizlikleri, anne ve babanın ihmali ya da uzun süren bir hastalık da, bu açıdan önemli bir rol oynar. Bazı çocukların, özellikle de erkek çocukların üç yaşına kadar konuşmaması, daha sonra da cümleler kurarak konuşmaya başlamaları tamamen normaldir; ancak bu tür bir gecikme, yukarıda bahsedilen etmenlere de bağlı olabilir. Dil gelişiminin gecikmesi, zihinsel yetersizlik ya da okuma ve yazmayı öğrenme bozukluğuna (disleksi) bağlı olarak da görülebilir. türleri vardır. Çok hızlı konuşma (takifezi); anlaşılması güç, mırıltı halinde, hızlı ve dikkatsiz bir konuşma türüdür; genellikle kalıtsaldır.
Çok sayıda farklı türü olan peltek konuşmaya dişlerin pozisyonunda anormallik ya da işitme kaybı gibi fiziksel etmenler veya peltek konuşan birini taklit etme gibi davranışsal etmenler neden olur. Bu tür konuşmayı düzeltmek, genellikle pek kolay değildir; bazen yetişkin yaşlara kadar devam ettiği görülebilir. Kekemelik, konuşma bozukluğunun en yaygın görülen ve en belirgin türüdür. Her ne kadar uzmanlar kekemeliğin nedenleri hakkında kesin bir karara varamasa da kekemelik, kadınlara oranla erkeklerde daha sık görülür ve genellikle kalıtsaldır. Tedavi güçtür ve genellikle psikoterapiyle davranış terapisi birleştirilerek uygulanır. Duygusal sorunlar, bu bozukluğun nedenleri arasında bulunur.
Fiziksel sorunlar da konuşmayı etkileyebilir. Beynin dille ilgili kısmının hasar görmesi, disfaziye neden olabilir; inme ya da baş yaralanması da, belirgin konuşamama nedenleri arasındadır. Söz yitimi (afazi), beynin sol kısmı hasar gördüğünde ortaya çıkar. Afazi, dilin anlamı ve nasıl oluştuğu ile ilgili bellek kaybıdır. Kişi, ne demek istediğini bilmesine karşın bunları ne söyleyebilir ne de yazabilir. Sorunun nedenini bulup çözmeyi amaçlayan tedaviye ek olarak, beynin hâlâ normal çalişan kısımlarının yeniden eğitilmesi gerekebilir. Dil-bağı (ankiloglossi), cerrahi müdahaleyle kolayca düzeltilebilir; ancak dildeki asıl bozukluk, telaffuz yeteneğini azaltır.
Kişi, bozukluğa rağmen konuşmayı öğrenebilir. Felç, doğuştan biçim bozuklukları, yaralanma ya da damak bozuklukları, burun titreşimini artırarak kişinin “burnundan konuşmasına” neden olur. Tedavi, bozukluğa neden olan etmenlerin tam olarak anlaşılmasını gerektirir. Damak, dudaklar ya da ağzın diğer kısımlarındaki bir yarık, cerrahi müdahaleyle düzeltilebilecek doğuştan biçim bozukluklarıdır; konuşma terapisi, konuşma bozukluklarının giderilmesinde yararlı olabilir. Sinir sistemindeki lezyonların yol açtığı hastaya kendini hissettiren konuşma bozukluklarına disartri adı verilir. Konuşma gelişiminin zihinsel bozukluklar sonucu kısıtlanmasıysa disloji olarak bilinir.
Çocukluğun erken döneminde işitme kaybının yol açtığı konuşma bozukluğu sesten kaynaklanan dislali (kelime körlüğü, yani söylenenleri tekrar edememe) olarak adlandırılır; dudaklar, dişler ya da ağızdaki sorunların neden olduğu konuşma bozuklukları, disglossi adını alır. Beyin hasarı, kore, Parkinson hastalığı ve diğer sinir sistemi bozuklukları da, konuşmayı etkileyebilir.
Benzer tıbbi terimler
Tümünü görAerobik egzersizler
Bu tür egzersizler, solunum ve kalp atış hızını istenen en yüksek seviyeye getirip, 1520 dakika bu düzeyde tutulması için, kasların tam kapasiteleriyle uzun süre hareket ettirilmesine dayanan, yürüyüş ya da koşma gibi
Adenohipofiz
Adenohipofiz (hipofiz bezi ön kısmı) de hipotalamusun denetimi altındadır; ancak hipotalamustan hipofize uzanan özel bir kan damarı sistemi içine salgılanan hormonlarla düzenlenir.
Âdet sorunlari
Âdetten önceki günler bazı kadınlar için sıkıntı verici zamanlardır; bu âdet öncesi gerginlik veya âdet öncesi sendromu olarak bilinir ve âdet sırasındaki ağrı veya rahatsızlık olan dismenoreden (ağrılı âdet görme) ayırt edilmelidir.
Ağiz boşluğu (ağiz)
Ağız boşluğu ya da ağız, önde dudaklardan arkada yutağa doğru uzanır ve yanda yanaklarla çevrelenir.
Ağiz kanseri
Ağız kanseri dudak, dil, ağız tabanı, yanakların iç kısmı, dişetleri ve damakta görülen kanserleri kapsayan bir terimdir.
Ağrı kontrolü
Doğum, ağrılı bir deneyimdir; bu nedenle sanayileşmiş toplumlardaki birçok kadın, doğum sancısıyla başa çıkabilmek için bazı tıbbi yöntemlere başvurur.
Kullanıcı yorumları
0 yorum
Yorumlar yükleniyor...