Asite bağli ülser

ASİTE BAĞLI ÜLSER

Asite bağlı ülserler asidik mide özsularınım yemek borusu, mide veya onikiparmakbağırsağının mukozasına zarar vermesinden kaynaklanır. Erkekleri kadınlardan üç kat daha fazla etkiler. 50 yaşın altındaki hastalarda onikiparmakbağırsağı ülserleri, mide ülserlerinden on kat daha fazla görülür. Asite bağlı ülseri olan bir hasta, üst karın bölgesinde yemek yiyince veya mide asitini azaltıcı bir ilaç alınca geçen bir ağrı duyacaktır. Bazı hastalarda ülser bir kan damarını aşındırarak büyük miktarda kan kusulmasına neden olabilir.

Tedavi edilmezse, ülser bağırsak duvarını delebilir ve mide ve bağırsak sivılarının karın boşluğuna dökülmesi ile ağrılı kimyasal karın zarı iltihabına yol açabilir (peritonit —tıbbi danışman notu). Bağırsak duvarının bağırsağın tıkanmasına neden olabilecek şekilde şişmesi ve yaralanması yemek borusunun alt kısmındaki ve pilorik sfinkterdeki ülserlerde olabilir. Bir zamanlar, asite bağlı ülserlerin psikolojik gerilimlerin bir sonucu olarak aşırı asit dü. Şimdiyse, bağırsağın üst kısmının aside dirençli bakterilerce yapılan enfeksiyonu ve steroid olmayan iltihap giderici ilaçların kullanılmasının başlangıçta büyük rol oynadığı fark edilmiştir.

Asite bağlı ülserlerin tedavisinde mide asitini azaltıcı ilaçlar, antibiyotikler ve asit salgısını kontrol edecek ilaçlar verilir (üçlü tedavi). Asite bağlı ülser belirtilerini hafifletmek için çok sayıda alternatif tedavi yöntemi vardır. Akupunktur, ülserleri, sindirim fonksiyonlarını düzelttiği, ağrıyı azalttığı ve gerginlik ve endişe duygularını azalttığı söylenen noktalar vasıtasıyla tedavi eder. Bitkisel tedavi yatıştırıcı bitkiler (örneğin hatmi), antibakteriyel bitkiler (ekinazya gibi), büzücü bitkiler ve doku iyileşmesine yardım edebilecek bitkilerin (kalendula gibi) kullanımını kapsar.

Hipnozla tedavi, meditasyon ve diğer rahatlatıcı tedaviler ülserle ilişkili olan endişe ve gerginliği iyileştirir. Ayrıca psikoterapinin de yararlı olabileceği düşünülür. Doğal tedavi iyice çiğnenerek yenen ve az yağlı ve küçük öğünlerden oluşan bir beslenme önerir. Sigara, kahve, şeker, turunçgiller ve alkolden kaçınılmalıdır. İnek sütü yerine soya veya pirinç sütleri kullanılmalıdır. Buğday gibi olası yiyecek alerjileri giderilmelidir. Verilen reçeteler A, C ve E vitaminleri, çinko, Lactobasillius acidophillus, sindirim enzimleri ve kayganlaştırıcı karaağaç içerir. Refleksoloji masajı mide ve onikiparmak bağırsağı bölgelerini uyarırken sinir ve sindirim sistemlerini gevşetmeyi amaçlar.

Mide ülseri midenin iç tabakasının (mukus tabakası) kaybı ve sonucunda bir lezyon (yara) oluşmasıdır. Mide ülseri olan hastaların çoğu 40 ila 60 yaşları arasındadır, onikiparmakbağırsağı ülseri gelişen hastalardan 10 yıl kadar daha yaşlıdırlar. Mide ülserlerinin çoğu, midenin sağ kenarının içyüzünde, genellikle midenin son kısmının (pilor) birkaç santimlik bir bölümünde oluşurlar. Bazı mide ülserleri onikiparmakbağırsağı ülserleriyle ilişkilidir ama çoğu bağımsız gelişir. Bazı mide ülserleri mide kanseri ile bir arada gelişebilir ve bunların erken teşhis edilmesi hastanın yaşama şansını arttırmak için büyük öneme sahiptir. Mukozada oluşan hasar, asite bağlı ülser oluşumu ile sonuçlanabilir.

Ülserler mide, yemek booluşabilir. da aside dirençli bakterilerin (helikobakter pilori) varlığı asite bağl başlıca rol oynar. Sebepleri çeşitlidir ama çevresel ve genetik faktörler önemli rol oynar. Mide ülserleri bazı ilaçlarla (aspirin, steroid olmayan antienflamatuar ilaçlar ve steroidler), beslenme ve kişisel faktörlerle ilişkili olabilir. Midenin aside dirençli bakterilerle (helikobakter pilori) enfeksiyonunun mide ülseri gelişiminde önemli bir kolaylaştırıcı faktör olduğu yeni ortaya çıkmıştır. Ayrıca ailesinde mide ülseri olan kişiler de daha büyük risk altındadır.

Mide içyüzünün ülseri ayrıca akut kan kaybı, ciddi enfeksiyonlar, yanıklar, beyin hasarı ve beyin tümörleri gibi stresli hastalıkların sonucu olarak da ortaya çıkabilir. Enfeksiyon veya yanıktan dolayı stres ülseri olan hastalarda, tipik olarak mide ve onikiparmakbağırsağından kanama gelişir, ve bazı hastalarda mide veya onikiparmakbağırsağı delinebilir. Beyin hasarı veya tümörü olan hastalarda gelişen ülser, genelde, artan gastrin üretimine ve aşırı mide asidi salgisına bağlıdır. Mide ülseri olan hastalar üst karın bölgesinde yemekten sonra 30 dakika içinde ortaya çıkan bir ağrıdan yakınırlar. Onikiparmakbağırsağı ülserlerinde ağrı genellikle yemekten en az bir saat sonra başlar.

Ağrı nöbetlerinin şiddeti ve süresi mide ülserlerinden fazladır ama her iki durumda da yemek ve mide asitini azaltıcı ilaçlar ağrıyı geçici olarak hafifletir. Mide ülseri olan bazı hastalar, kusma, yemeğe karşı ilgi kaybı (veya nefret etme) ve yemekle artan ağrı yaşarlar Tedavisi antibiyotikler, mide asitini azaltıcı ilaçlar veya cerrahidir.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...