Meditasyon

MEDITASYON

Meditasyon, bir din değildir; ancak dünyadaki birçok dinin ayrılmaz bir parçasıdır. Meditasyon, gevşeme ve tarafsız gözlem durumuna ulaşabilmek için, zihni alışkanlık sonucu düşünme sürecine karışmaktan kurtarıp dinginliğini sağlamaktır. Bu durum, öz farkındalık için bir başlangıç ya da iç barışı ve zihinsel yenilenmeyi sağlayan bir sonuç olarak görülebilir. Doğu kültürlerinde, geleneksel Çin tıbbında ve Ayurveda'da, meditasyon, binlerce yıldır, duygusal ve zihinsel dengeyi sağlamasıyla zihinsel ve bedensel sağlığının temeli olarak kabul edilmiştir Batı kültüründe, 1960'larda transandantal meditasyonun (TM) yaygınlık kazanmasıyla meditasyonun sağlığa yararları araştırılmaya başlamıştır.

TM'de, derin gevşeme durumuna geçebilmek için, mantra denilen gizli bir sözcük tekrarlanır. Araştırmalar, bunun kan basıncını düşürdüğünü, kalp ve dolaşım sorunlarında koruyucu olduğunu ve algısal yetileri artırdığını göstermiştir. TM, mantra, bir görüntü ya da kendi nefes alma düzeni üzerinde yoğunlaşarak derin gevşeme durumuna ulaşmanın amaçlandığı meditasyon tekniklerinden biridir. Vipassana gibi diğer meditasyon tekniklerinde, kişinin kendi içindeki ve dışındaki her şeyi (sesler, düşünceler ve duyular) yargılamadan gözleyerek tarafsız bir farkındalığa ulaşması amaçlanır.

Vietnamlı Budist keşiş Thic Nhat Hanh, bulaşık yıkama ve telefonla konuşma gibi sıradan süreçlerle meşgulken bütünüyle odaklanmayı öngören bir dikkatlilik meditasyonu öğretmektedir. Tüm meditasyon biçimlerinde, zihnin geçmişe ve geleceğe ilişkin tüm kaygılarından kurtularak, daha alıcı ve o anın etkilerine açık hale getirilmesi amaçlanır. Meditasyonun yere bağdaş kurularak yapılması gerekmez. Oturarak, uzanarak ya da dikkatin zihnin rahatlamasına verilebileceği ve bedenin hareketsizliğinin en iyi biçimde sağlanacağı herhangi bir pozisyonda da yapılabilir. Meditasyonda bazen, derin gevşeme durumunda iç huzuru ve mutluluğu artıracak görsel malzemeler kullanılır.

Meditasyonun sağlık üzerindeki olumlu etkilerini araştıran ilk bilim adamlarından biri, kanserli hastalarında stresin ve rahatsızlığın önemli ölçüde azaldığını gözlemleyen Avustralyalı psikiyatr Dr. Ainslie Meares'tir. Meditasyonun düzenli yapılmasının bağışıklık sistemini güçlendirdiğine inanıldığından, günümüzün hekimleri, hastalarına, özellikle de kalp hastalıkları, kanser, AİDS ve bağışıklık sistemi hastalıklarında, kendi tedavilerinin bir parçası olarak meditasyonu önerebilirler. Meditasyon ayrıca madde bağımlılığı tedavisinde özdisiplinin sağlanması ve huzursuzluğun azaltılması için de kullanılabilir.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...