Virüse bağli hastaliklar

VİRÜSE BAĞLI HASTALIKLAR

Virüsler yalnızca elektron mikroskopla görülebilecek kadar küçük bulaşıcı organizmalar grubudur. Hemen hemen tamamı kendi kendini çoğaltmaya yetecek genetik malzemeyi içerir. Bakterilerden çok daha küçüktürler, kendi enerjilerini temin edemezler ve yaşayan hücreler dışında çoğalamazlar. Hayatta kalabilmek için diğer organizmalara yayılırlar, hücresel mekanizmayı ele geçirir, onu kullanarak çoğalırlar. Virüsler tüm vücut dokularını enfekte eder ancak bazı virüsler belirli kısımları seçer; örneğin poliomyelitis virüsü yalnızca sinir sisteminin bölümlerine yayılır, herpes virüsü deride çoğalır.

Bazı virüsler yalnızca kısa bir süre devam eden akut hastalıklara neden olurken, bazıları tekrarlayan veya kronik hastalıklara yol açar, bazıları ise herhangi bir hastalığa neden olmaz. Virüse bağlı akut enfeksiyonlar iki tiptir; yayılan virüsün taşıyıcı kişi üzerindeki etkisinin sonucuna bağlı olarak: bölgesel ve yaygın. Bölgesel enfeksiyonlar burun civarındaki alanı etkileyen nezle veya bağırsak iltihabına neden olan incebağırsak iltihabında olduğu gibi sadece virüse bağlı enfeksiyon alanında meydana gelir. Virüslerin çoğu vücuda burun veya ağız yoluyla girer, burunda ve boğazda enfeksiyon döngülerini başlatırlar.

Örneğin kızamık, kabakulak ve suçiçeğinde oluğu gibi, vücudun diğer parçalarına yayılmalarını sağlayan kan akımına katılırlar. Virüse bağlı diğer hastalıklar böcek, kene ve mayt ısırıklarıyla bulaşır. Bu hastalıklar deri veya lenf bezlerinde başlar ve hızla kan akımına sıçrarlar. Pek çok virüsün belirli organlara yönelme eğilimi vardır, örneğin ensefalit (beyin iltihabı) ve menenjit virüsleri beyni etkiler. Bazı virüsler, kan ve dokularda dolaşan özel antikorların olmasına rağmen, ilk enfeksiyonun ardından dokularda kalır. Bu virüslerin hücre zarına giremeyen antikorlardan korunmak amacıyla hücrelerin içine yerleştikleri düşünülmektedir. Kızamık ve herpes virüsleri bu kategoride yer alır.

Diğer virüsler herhangi bir belirti göstermeden aylarca vücutta kalabilir. Bir virüs vücuda girdikten sonra antikor üreten bir cins beyaz kan hücresi olan lenfositler ve virüslerin tahrip edilmesine yardımcı olan az miktarda interferon dışında, çok az bir dirençle karşılaşır. Birkaç gün sonra vücut antikor ve daha fazla interferon üretmeye başlar. Virüsler hücrelerin yaşam süreci içerisine katıldıklarından, virüsleri öldüren ilaçlar olsa da, hücrelere zarar vermeksizin yok edilmeleri çok güçtür. Antibiyotikler bakterilerde bulunan ancak virüslerde bulunmayan elementler üzerinde etkili olduğundan virüsler karşısında etkisizdirler. Virüse bağlı çoğu hastalık, hijyen sağlanarak önlenebilir.

Bu, etkin bir sağlıklı ortam ve atıkların yok edilmesi yanında kişisel temizlik ve temiz su anlamına gelir. Aşılar yoluyla bağışıklık kazanma bazı akut enfeksiyon virüslerinin neden olduğu salgınları önleyebilir ve suçiçeği ve polyomiyelit gibi virüsler karşısında özellikle etkilidir. Bazı virüslere karşı bağışıklık sağlamak diğerlerinden daha kolaydır. Rinovirüslerin neden olduğu nezlede, virüsün en az 100 antijenik tipinin bulunması nedeniyle bağışıklık sağlanması neredeyse imkansızdır.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...