Tarihçe

Tarihçe

Anestezi sağlayan maddeler bulunmadan önce, ameliyat çok acı veren bir deneyimdi. Ameliyat uygulamaları, 1846'da, William Thomas Morton'un öncülüğünde, Massachusetts Hastanesi'nden bir grup hekimin, eterin ameliyatlarda genel anestezi için kullanılabileceğini göstermesiyle değişti. Bundan önce, bir İngiliz kimyacı, diazot monoksitin (halk arasında güldürme gazı olarak bilinir) anestezide kullanılabileceğini öne sürmüş; ancak bu madde, Amerikalı bir diş hekimi 1844'te bu maddeyi kullanarak kendi dişini çekene kadar denenmemiştir.

Bundan dört yıl sonra, İskoç hekim Sir James Simpson, doğum sırasında kadınlara kloroform vermiş ve bunu ilk destekleyenlerden biri, İngiltere Kraliçesi Victoria olmuştur. Eterin de kloroformun da, çok kötü etkileri vardı (hastanın ölmesi de dahil). Bu maddeler, camdan ya da metalden yapılmış basit araçların içine konup, bir sünger batırılarak kullanıldıkları için, verilen doz denetlemiyordu. Trikloretilen ve halotan gibi solunum yoluyla kullanılan çağdaş anestezi ilaçları, hastaya, miktarın kesin olarak denetlenebildiği makinelerle verilmektedir.

Günümüzde kullanılan çok etkili lokal uyuşmayı sağlayan maddelerden önce, ameliyat ağrıları için çok çeşitli maddeler kullanılmıştı; bunların en yaygınları esrar, afyon ve çeşitli içkilerdi. Kokain, lokal uyuşmayı sağlayan madde olarak kullanılan ilk maddeydi ve bundan sonra, lokal uyuşmayı sağlayan maddelerin adından sonra “-kain" ekinin getirilmesi (örneği, prokain, lidokain, tetrakain) bir gelenek haline geldi.

Uyuşmayı sağlayan madde türleri. Anestezide kullanılan üç tür ilaç vardır: Belirli bir yerdeki sinirlerin uyuşturulmasında kullanılan kremler, damar içine verilebilecek ilaçlar ya da göz damlaları gibi biçimlerde olabilen lokal uyuşmayı sağlayan maddeler; kollar ya da bacaklar gibi daha büyük alanların uyuşturulmasında kullanılan ve sinirin (ya da sinirlerin) çevresine birkaç kez lokal uyuşmayı sağlayan madde verilmesi biçiminde uygulanan bölgesel uyuşmayı sağlayan maddeler; kişiyi tamamen bilinçsiz hale getirmek için kullanılan ve hastaya uyuşturucu gaz biçiminde solunum yoluyla, damardan ilaç biçiminde ya da her ikisi kullanılarak verilen genel uyuşmayı sağlayan maddeler.

Mukoza zarlarına (vücudun iç yüzeylerini örten zarlar, örneğin, dişetine) doğrudan uygulanan lokal uyuşmayı sağlayan maddeler, bölgesel uyuşmayı sağlayan maddeler olarak bilini. Lokal uyuşmayı sağlayan maddeler, bel bölgesinden omuriliğin zar kılıfının dışındaki boşluğa uygulandığında, vücudun alt tarafinda, kısmen ya da tamamen duyu kaybına neden olur. Bölgesel anestezinin bu biçimi, epidural anestezi olarak bilinir ve yaygın olarak doğumda kullanılır. Uyuşmayı sağlayan maddenin, omurganın alt kısmından beyin-omurilik sıvısına verildiği omurilik anestezisi ise, komplikasyonlar nedeniyle seyrek olarak kullanılmaktadır.

Vücuttaki enerji akışını uyarmak amacıyla belirli yerlere özel iğneler batırılmasına dayanan akupunktur, nasıl işlediği tam olarak bilinmese de birçok insanda rahatlama sağlamaktadır. Ağrının şiddetini azaltmak amacıyla hipnoz da kullanılmaktadır. Hipnoz, gerçek bir anesteziden çok, anestezi öncesi hastanın rahatlatılması ve ilacın etkisinin artırılması gibi, gereken dozun azaltılmasında da yararlıdır. Akupunkturun da hipnozun da, doğumda diğer ağrıkesicilere olan gereksinimi azalttığı görülmüştür. Hipnoz, geçmeyen ağrıların tedavisinde de yararlı bir yöntemdir, bazen de diş tedavilerinde kullanılmaktadır.

Deri yüzeyine hafif bir elektrik akımının verilerek sinirlerin uyarılmasına dayanan yöntem (transcutaneous electrical nevre stimulation TENS) ise sırt, boyun ve eklem ağrıları gibi, eklem iltihabi, migren ve doğum ağrılarında da kullanılmaktadır. Uyuşmayı sağlayan madde, iğneyle omurların arasından omuriliği çevreleyen boşluğa verilir.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...