Rhesus (rh) etmeni
RHESUS (RH) ETMENI
Bu kan nakli, nakledilen hücrelerin yok edilmelerine yol açar. Rh kan grubu sisteminin keşfedilmesiyle, kanların karşılaştırılması sırasında Rh faktörü de test edilerek, kan nakli daha güvenli hale geldi. Ayrıca gebelikte Rh faktörüne karşı bağışık yanıt geliştirmeyi önlemek için önlemler alınmasına da yol açtı. DNA dizisi analizlerinden önce, Rh sistemi, suç olaylarında veya kazalarda kan veya vücut sıvılarının belirlenmesi için ve ayrıca tartışmalı soy testleri için kullanılıyordu. Rh sistemi, en şiddetli bağışık yanıt geliş tirmeyle sonuçlanan D antijeni en önemlisi olmak üzere başlıca altı antijenden oluşur.
D antijeniyle ilk karşılaşıldığnda bağışıklık sistemi duyarlılaşır; ikinci karşılaşmada güçlü bir antikor tepkisi oluşturur. Artık kadınlara gebelik sırasında Rh antijen testi yapmak alışılagelmiş bir uygulamadır. Eğer bir kadın Rh negatif, eşi Rh pozitifse, bağışık yanıt geliştirme olasılığı vardır. Eğer bu ka-dının ilk gebeliğiyse, ceninin birkaç kırmızı hücresinin annenin dolaşımına girdiği doğuma kadar duyarlılaşma olasılığı pek yoktur. Eğer Rh negatif bir bebek doğurursa, anti-D globin iğnesi (kan uyuşmazlığı varlığında anneye yapılması gereken iğne)olarak bağışıklık sisteminin tepki vermesini ve gelecek gebeliklerini etkileyebilecek Rh antikorları üretilmesini önleyecektir.
Rh negatif kadınlara anti-D globini kürtaj, düşük veya bebeğin içinde yüzdüğü sıvıdan örnek alınması operasyonu sonrasında da verilir. Rh faktörüne karşı bağışık yanıt geliştirmeyi engellemenin başka yolu, bebek sahibi olmak isteyen Rh negatif kadınlara Rh negatif kan nakli yapmaktır. Önlemler, Rh bağışıklığı olaylarında ve yeni doğan bebekler üzerindeki etkilerinde önemli bir azalmaya neden olmuştur. Yeni doğan bebeklerde hemolitik hastalık (kırmızı kan hücrelerinin aşırı derecede yok olmasıyla oluşan kansızlık) hâlâ görülmektedir; bunun nedeni ya anti-D globiniyle tedavi edilmeyen duyarlılık olayları ya da diğer Rh veya ABO antikorlarıdır.
Ancak, artık gebeliklerde bebeğin ölümüyle sonuçlanan çok şiddetli vakaları sık sık görmek pek olağan değildir.
Rhesus (Rh) etmeni, 1940 yılında bir rhesus maymunundan alınan kırmızı kan hücreleriyle bağışık kılınan bir tavşanın kanında üretilen antikorun adıyla anılır. Bu antikorun, bir önceki yıl ölü bebek doğuran bir kadının kanında bulunanla aynı olduğu gösterildi. Bebek, kan uyuşmazlığına bağlı olarak ortaya çıkan ağır hastalık tablosu (hidrops fetalis) veya ciddi kansızlık sonucu genel şişlikle doğmuştu. Keşfedilen, bilinen ABO sisteminden farklı olan, yeni bir kan grubu sistemiydi. Beyaz ırkın yüzde seksen beşinin kırmızı kan hücrelerinin hücre zarında Rh antijenine sahip olduğu ve Rh pozitif oldukları artık bilinmektedir; diğer yüzde 15 bu antijenden yoksundur ve Rh negatiftir.
Kan türlerinin uyumluluğu konusunda, özellikle de gebelikte ve kan naklinde Rh faktörünün varlığı ve yokluğu önemlidir. Rh negatif bir kadınla Rh negatif bir erkek bebek sahibi olduğunda, bebeğin Rh pozitif olma olasılığı vardır ve kırmızı hücreleri Rh antikorları tarafindan yok edilecektir Bebeğin Rh pozitif hücreleri plasenta aracılığıyla Rh negatif olan kadının vücuduna katılır. Bu Rh uyumsuzluğu, kadının bağışıklık sistemini antikor üretmesi için uyarır. İzoimmünizasyon denen bu süreçte yabancı hücreler veya antijenler yok edilir. Asıl önemli olan bu antikorlar sonra anneden bebeğe geçerek, Rh pozitif kırmızı hücrelere saldırmaya devam ederler.
Bu bebekte artan fizyolojik sarılıkla, yenidoğan kansızlığıyla veya eğer şiddetliyse hidrops fetalis ile sonuçlanabilir. Rh antijenlerine bağışıklık, Rh pozitif kanın Rh negatif alıcıya naklinden kaynaklanabilir.
Benzer tıbbi terimler
Tümünü görAdenohipofiz
Adenohipofiz (hipofiz bezi ön kısmı) de hipotalamusun denetimi altındadır; ancak hipotalamustan hipofize uzanan özel bir kan damarı sistemi içine salgılanan hormonlarla düzenlenir.
Âdet öncesi sendromu
Âdet öncesi sendromu (PMS-premenstrüel sendrom) âdetten önceki birkaç gün ortaya çıkan bir dizi fiziksel ve psikolojik belirtileri anlatır.
Ağiz kanseri
Ağız kanseri dudak, dil, ağız tabanı, yanakların iç kısmı, dişetleri ve damakta görülen kanserleri kapsayan bir terimdir.
Aids
AiDS, HiV enfeksiyonun ileri evrelerinde ortaya çıkan bir sendkarşı mücadele etme yeteneği gittikçe azalır; bedenin farklı lar ve kanserler ortaya çıkabilir.
Aids'e bağlı kanserler
Lenfositler, bedenin kansere karşı mücadelesinde önemli bir rol oynar._ T4 hücresinin işlevi zarar gördüğünde kanser gelişebilir Kaposi sarkomu, AİDS’e bağlı kanserlerin en yaygın görülen şeklidir.
Akciğer kanseri
Akciğer kanseri sık görülen bir kanserdir, hem erkeklerde (prostat kanserinin ardından) hem de kadınlarda (göğüs kanserinin ardından) en sık görülen ikinci kanser türüdü.
Kullanıcı yorumları
0 yorum
Yorumlar yükleniyor...