İletişim

İLETİŞİM

Bebekler, yetişkinlerle iletişim kurabilme yeteneğiyle doğar. Bebekler, daha ilk günden kendilerini göğüs hizasında tutan kişinin gözlerine bakabilir (doğum sırasında ilaç kullanımı, bu süreyi biraz uzatır). Kendilerine bakan kişinin yüz ifadelerini taklit edebilirler ve 6. haftada gülümserler. Bebekler, gelişmek için kendilerine bakan kişinin sevgisine ve ilgisine gereksinim duyar; gülümsemeyle ebeveynlerinin ve bakıcılarının gözlerine bakma yeteneği, bebekle bakıcısı arasında duygusal bağlar kurulmasında yaşamsal öneme sahiptir. Bebeklerin bir diğer iletişim kurma yöntemi olan ağlama, ilk 12 ayda iletişim kurmak için en önemli yoldur.

Birçok yetişkin, ilk kez bir bebekten sorumlu olana kadar bir bebeğin ağlamasıyla ilgili çok az deneyime sahiptir. Bazı bebekler diğerlerinden daha çok ağlar ve daha çok ilgiye gereksinim duyar. Bu normaldir; ancak ağlama, kimi zaman başlı başına bir sorun olabilir ve ebeveynlerin, duygularına yenik düşmeden bebeğin gereksinimlerini gidermek için bazı stratejiler geliştirmeleri gerekir. Bebekler, şu nedenlerin biri ya da birkaçı sonucu ağlar: Ya açtırlar, ya terlemiştirler ya da üşümüştürler; karınları ağrıyordur, altlarının değiştirilmesi gerekmektedir, güvensiz ya da yalnız hissetmektedirler, sıkılmıştırlar ya da çok heyecanlıdırlar ve sakinleştirilmeleri gerekir.

Ne yazık ki, bu sorunlardan hangisinin söz konusu olduğunu saptamak çoğu zaman hiç de kolay değildir. 6. aydan sonra en yaygın ağlama nedenlerinden biri can sıkıntısıdır. Değişen maddeler, biçimler, sesler ve renklerle uyarıcı bir ortamın yanı sıra, kendisiyle etkileşimde bulunan bir yetişkin ya da başka bir çocuğun varlığı bebeği eğlendirir. Ani bebek ölümü sendromu (SIDS), birçok ebeveyni endişelendiren bir konudur. Risk etkenlerini anlamak ve bunlara dikkat etmek, ebeveynlerin çocukları için uygulayabileceği en iyi koruma yöntemidir. İshal, mide rahatsızlıkları ve enfeksiyon, genellikle diş çıkarmaya bağlanır; oysa saydıklarımız, gelişmenin bu normal parçasının belirtileri değildir.

Diş çıkarma, önemli oranda rahatsızlığa ve huzursuzluğa neden olabilir, ancak herhangi bir hastalığa yol açmaz. Bebeğin büyüyememesi de, ebeveynlerin karşısına çıkan bir diğer sorundur. Standart bebek büyüme çizelgelerine uygun olarak kilo alamayan bir bebek, “yeterli büyüyememe" şeklinde tanımlanır. Birçok vakada bu durum, ebeveynlerin beklentilerinin gerçekçi olmamasıyla açıklanabilir; ancak bazı bebeklerde büyüme oranını etkileyen beslenme ya da sindirim sorunları vardır. Beslenme ve uyku dışında bebek bakımı, çok zaman alır. Bebeklerin rahatlık ve sıcaklık gibi fiziksel gereksinimlerinin karşılanması gerekir.

Bu, bebek bezlerinin 24 saat içinde 10 kez değiştirilmesi ve günde bir kez bebeğin yıkanması anlamına gelir. Bunun yanı sıra bir bebeği dışarı çıkarmak için özel araba koltukları, alışverişe çıkmak için puset ve diğer amaçlar için çeşitli bebek taşıyıcıları gibi bazı güvenlik araçları gerekir. Ebeveynler, genellikle bebeklerine verebilecekleri en iyi olanakları sağlamaya çalışırlar.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...