Davraniş tedavisi

DAVRANIŞ TEDAVİSİ

Davranış değiştirme tedavisi olarak da bilinen davranış tedavisi, istenmeyen, kabul edilmeyen ya da zararlı olabilecek davranışların değiştirilebilmesi için, danışma ya da grup etkisi ve desteğini kullanır. Bu tedavi biçimi, sigara ve alkol bağımlılığı, fazla yeme, strese bağlı durumlar ya da çocuklarda kekemelik ve öfke nöbetleri gibi davranışların tedavisinde de kullanılabilmektedir. 1950'lerde ve 60'larda geliştirilen davranış tedavisi teknikleri Ivan Pavlov, John Broadus Watson ve B. F. Skinner'in çalışmalarından türetilen kuramlara dayanmaktadır.

1915'te, Pavlov'un izinden giderek hayvan psikoloğu olarak çalışmaya başlayan Watson, davranışçılığı bir tedavi biçimi olarak kuran Amerikalı psikolog olarak kabul edilir. Watson, doğru koşullandırılırlarsa, insanların sosyal açıdan yeterli, duygusal olarak sağlıklı bireyler olarak gelişeceklerine inanmaktadır. Skinner ise insan davranışlarını çevreye karşı fiziksel tepkiler olarak görür. Davranış tedavisi, insan davranışlarının, bir etki-tepki olayının sonuçları olduğu ve ceği düşüncesine dayanır. Bu akıl yürütme biçimleri, duygusal tepkiler ve alışkanlıklar da içinde olmak üzere tüm karmaşık davranışların, basit ve ölçülebilir bir etki-tepki olayı olduğu anlamına gelir.

Etki ve tepki tanımlandığında, bireyin davranışı tahmin edilebilir. Etki denetlenebilirse, bireyin davranıșı da denetlenebilir. Organizmanın iki tür tepkisi olabilir: etki olduğunda verdiği tepki ve bir etki olmadan verdiği tepki. Koşullanmanın da iki biçimi vardır: Yeni bir uyaranın akla getirebileceği öğrenilmiş bir tepki (örneğin, köpek kokusu duyar duymaz kaçmaya başlayan bir kedi) olan klasik ya da tepkisel koşullanma (Pavlov tarafından geliştirilen kuram) ve bir gereksinmenin karşılanmasının sonucu olarak yeni bir tepkinin öğrenildiği etkin ya da şartlı koşullanma (örneğin, her gün aynı saate sağmak, ineklerde beslenme gereksinmesi gibi bir sağılma gereksinmesi yaratır).

Birçok kişi, davranışlarını değiştirmek için bu yöntemleri kullanabilir. Örneğin, çevrelerindeki uyaranları değiştirebilir, kendi davranışlarını izleyebilir (kayıt tutma), kararlar verip bunlardan davranışlarıyla ilgili sonuçlar çıkarabilir. Davranışçılığa yönelik eleştiriler, insan davranışlarının fazla basitleştirildiği ve insanların otomatlar değil, özgür iradeleri olan bireyler olduğu yönündedir. Ancak davranışçılık, davranışlarla ilgili sorunları çözebilir. Ayrica, öğrenme sürecinde de önemli bir rol

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...