Bebeğin beslenmesi

BEBEĞİN BESLENMESİ

Altı aylık olana kadar bebekler, gereksinim duydukları bütün gıdayı anne sütünden (tercih edilen seçenek) ya da özel olarak hazırlanmış mamalardan alır. Altıncı aydan sonra bebeğe az miktarda yumuşak ve besleyici gıdalar verilmeye başlanabilir. Emzirme, bebeğin doğrudan annenin memesindeki sütle beslenmesi anlamına gelir. Her bir memenin içinde kümeler halinde yaklaşık 15-20 süt bezi bulunur. Süt, işte bu bezler tarafından üretilir. Alveolden çıkan kanallar, süt kanalları adı verilen daha geniş kanallara ulaşır; bu kanallardan akan süt, meme başının çevresindeki kahverengi bölge olan areolun hemen altında yer alan havuzlarda birikir.

Bebek, meme başının tamamını ağzının içine alır ve memeye baskı uygulayıp bu havuzlardaki sütü emerek beslenir. Sağlıklı bir bebeğin doğumdan sonraki ilk eylemi, annesinin memesini aramaktır. Kolostrum (ağız sütü) adı verilen ilk “süt”, besleyici ve antikor açısından zengin olan, yeşilimsi bir sıvıdır. İki ya da üç gün sonra gerçek süt salgılanmaya başlar. Bu süt, bebeğin sonraki 4-6 ay boyunca gereksinim duyacağı bütün gıdayı sağlar. Bebeklerin ideal olarak 6-12 ay boyunca emzirilmesi gerekir; ancak birkaç haftalık emzirme bile bebeklerin iyi bir başlangıç yapmasını sağlar. Kemik gelişimi cenin gelişiminin erken dönemlerinde başlar. 6.

Emzirme, hem anne hem de bebek için öğrenilen bir yetenektir; birçok anne, aile desteği ve deneyimli birinin tavsiyesi olmadığında güçlük yaşayabilir. Buna karşın birçok anne, herhangi bir sorun yaşamaz ve emzirmeyi son derece zevk verici, tatmin edici bir deneyim olarak tanımlar. Anne sütü antikor, hormonlar, enzimler, büyüme etkenleri ve bağışıklık salgılarının yanı sıra yaşamsal öneme sahip gıdaları içeren, sürekli değişen eşsiz bir maddedir.

Başarılı emzirme için en önemli etkenler, bebeğin doğru yerleştirilmesi (göğüs göğüse, çene memeye), rahat bir ortam, bebeği gerektiği kadar uzun ve sık emzirmek, insan bedeninin nasıl süt ürettiğini anlamak ve emzirmeyi bilen kişilerin desteği ve öğütleridir. Emziren anne, bebeği günde 6-8 bebek bezi ıslatıyorsa, idrarı açık sarı renkliyse, gözleri parlaksa ve muntazam bir biçimde büyüyorsa yeterince süt emdiğini bilir. Kadınların emzirmeyi sona erdirmesindeki en yaygın nedenlerden biri, sütün azalmasıdır: aslında çok az sayıda kadın, bebeğini emziremez. Anne sütünü artırmanın bir tek yolu vardır, o da emzirmektir.

Bebeği, yapay bebek sütüyle beslemek, anne sütüne olan talebi azaltacak ve üretilen süt miktarını düşürecektir. Süt üretimini artırmak için annenin bol miktarda su içmesi, mümkün olduğunca dinlenmesi ve sağlıklı, besleyici gıdalar alması gerekir. Emzirmeyi sona erdirmenin bir diğer nedeniyse meme başlarında ağrı ve çatlak ya da meme enfeksiyonudur (mastit). Bununla birlikte bu sorunlar, tıbbi tedaviyle giderilebilir. Anne sütü, elle ya da elektronik pompalar kullanılarak çekilebilir. Eğer doğru olarak korunabilirse, bu süt, bebeğe bir biberon yardımıyla verilebilir; hasta ya da prematüre bebekler, bu sütü bir tüp yardımıyla alabilir.

Bu şekilde süt sağımı, eğer işe dönmek zorundaysa anneye büyük kolaylık sağlar. Sanayileşmiş ülkelerdeki birçok şirket, işe döndükten sonra da bebeklerini anne sütüyle beslemeleri için annelere çeşitli kolaylıklar sağlamaktadır. Anne, bebeğini emziremiyor ya da emzirmek istemiyorsa bebeğini uygun yapay bebek sütleriyle besleyebilir. Bu sütler beslenme açısından yeterlidir; ancak anne sütünde bulunan bazı maddeleri içermezler. Bebeğini emziren bir kadında meme ve yumurtalık kanseri, kemik erimesi (osteoporoz) ve kalp hastalığı riski daha düşüktür. Emzirme, annenin bedeninin gebelik öncesi biçimine dönmesini ya çok az etkiler ya da hiç etkilemez.

Hem anne hem de bebek, ilişki sürecinin önemli bir kısmı olan yakın fiziksel temasın içtenliğinden yararlanır. Anne sütü, özellikle yaşamın ilk haftalarında bebek için ideal besindir. Buna karşın emzirme, bazı anneler için fiziksel ya da duygusal olarak güç olabilir; bu anneler, bebeklerini emzirmemeyi tercih edebilir. Bazı anneler, emzirmeyi son derece güç hale getiren meme başlarında ağrı gibi sorunlar yaşayabilir. Kimi zaman da bazı bebeklere sadece anne sütü yetmez. Biberonla besleme, bebeklerin (insan ve hayvan) yapay bebek sütü (insanlar için genellikle bebek formülü) içeren bir şişe ve bir emzikle beslenmesidir.

Yapay bebek sütü, yönergelere göre hazırlandığında anne sütüne benzeyen bir sıvı oluşturan tozdan oluşur; bebeklerin genellikle gereksinim duyduğu besinlerin bulunduğu yapay bebek sütü, anne sütünde bulunan bütün önemli öğeleri içermez. Biberonla besleme için, çok sayıda steril şişe ve emzik, bebek formülü ve kaynamış su gerekir. Mamanın, verilen talimatlara göre doğru olarak karıştırılması ve karışımın eklendiği suyun temiz olması gerekir. Bebeği beslemek için kullanılan şişe ve emziklerin steril tutulması önemlidir. Bu, sterilize edici solüsyonlarla kimyasal olarak ya da kaynatılarak sağlanabilir.

Güvensiz biberonla besleme, bebekte ishal, su kaybı ve yetersiz beslenme gibi durumlara yol açabilir; ancak bu sorunlara, yeterli hijyen standartlarına sahip toplumlarda ender olarak rastlanır. Sütü, beden isısında vermek, en iyi yöntemdir. Doğru yöntemlerin uygulanması durumunda biberonla besleme, olumlu ve tatmin edici olur. Annenin bebeğini bedenine yakın tutması, her ikisinin de fiziksel dokunuş sıcaklığının tadını çıkarmalarını sağlar. Bebeklerin kendi kendilerine biberonla beslenmelerine izin vermek güvenli değildir. Biberonla besleme, ailenin diğer üyelerine de bebeği besleme ve onunla yakınlık kurma şansı tanır.

Bebek dört ya da ideal olarak altı aylık olduktan sonra evde pişen yemeklerden yemeye başlaması gerekir. Bebeğin yeni tatlarla biçimlerin (püre, topak, lapa ya da doğranmış gıdalar) yanı sıra, nasıl yemek yeneceğini de öğrenmesi gerekir. Altı aylık bir bebeğin beslenmesinde demir son derece önemli bir yere sahiptir. Bir yaşına ulaşan çocukların, çok çeşitli sağlıklı gıdalar alması gerekir.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...