Ön lop

Ön lop

Barındıran gri renkli üst bölümü (telensefalon) Beyin ile omurilik arasındaki bölüm Bağ dokusu (metensefalon) Kemikler, kıkırdaktaki rinden yayılmaya başlar. kemikler, giderek dağın yerini alır. Er bezi ve yumurtalık Ceninde cinsiyet ayrımı (yukarıda) Gebeliğin 12. haftasına kadar erkek ve kadın dış genital organlarında herhangi bir farklılık yoktur. Cenindeki dış genital organlar; genital kabarıklık, ürogenital zar, bir çift ürogenital kıvrım ve genital çıkıntıdan oluşur. 12. Testislerin inmesi (solda) Testisler, ceninin karın bölgesinin arkasında, böbreklerinin yanında bulunan bir doku parçasından oluşur. Gebeliğin 30.

haftasında gelişimlerini tamamlayan testisler, kasık bölgesindeki kanala doğru inmeye başlar; testisler, doğum yaklaşırken testis torbasına ulaşır Yeniden şekillenme dolayısıyla kemiklerin oluşmasından sonra merkezi sinir sisteminin gelişmeye devam etmesi olasıdır; örneğin, içerde yaşlı kemiğin yok olması ve dışarıda yeni kemiğin oluşumu, aynı biçimde; ancak daha geniş bir yapının ortaya çıkmasıyla sonuçlanır. Gelişmekte olan beyinde bıngıldaklarla kafatasının yassı kemikleri, büyümeye olanak tanır. Bazı sinirler, merkezi sinir sisteminin dışına doğru gelişerek vücuttaki kaslarla organlara ulaşır.

Aralarında duyusal bilgi taşıyan sinirlerin de bulunduğu diğer sinirler, birbirlerinden ayrı olarak gelişir ve daha sonra merkezi sinir sisteminin uygun kısımlarında birleşirler. Sindirim sistemi, kıvrılma sırasında yassı embriyonun alt kısmının içe doğru bükülmesiyle oluşan, basit bir tüp olarak başlar. Üst kısım, yemek borusuna dönüşür ve gelişen ağızla birleşir. Tüpün diyaframın altındaki kısmı, genişleyerek mideyi oluşturur. Bu tüpten gelişen diğer yapılar; karaciğer, safra kesesi ve pankreası meydana getirir. Kalan kısımsa, büyük bir değişime uğrayarak bağırsakları oluşturur. Bağırsakların büyümesi öylesine hızlıdır ki bağırsaklar, gebeliğin 6. ve 10.

haftaları arasında geçici olarak göbek kordonundaki vücut boşluğuna yayılır. Daha sonra karın boşluğu yeterli oranda genişleyerek bağırsakların normal konumlarına dönmesine olanak tanır. Bu süreç, kimi zaman başarısız olur ve bebek, bir tür göbek fitığıyla doğar. Solunum sistemi, gebeliğin dördüncü haftasının sonunda, üst sindirim sisteminin ön kısmından gelişen bir tüp olarak ortaya çıkar. Solunum sisteminin ilk kısmı, kollara ayrılmadan kalarak, gırtlakla boğazı oluşturur. Diğer solunum yapılarının gelişimi, sürekli kollara ayrılma sürecini ve daha sonra farklılaşmayı içerir. İlk kollar, alt kısımdaki temel solunum yollarıdır (bronşlar).

Kollara ayrılmanın sonraki evrelerinde daha küçük solunum yolları ve alveol oluşur; alveol, doğum sonrasında oksijenin kana karışmasını sağlar. Akciğerler, gebeliğin 32. haftasına kadar gelişmez; 32. haftadan önce doğan bebeklerin, yaşama şansı azdır, yine de 23 haftalıkken doğan bebekler bile, bazı çok özel tedavi yöntemleriyle yaşatılabilir. Embriyo, gazlı bir ortam yerine sıvı dolu bir kese içinde yaşadığından akciğerler yavaşça gelişir ve doğumdan önce işlevsel değildir; embriyo, oksijeni göbek kordonu atardamarları aracılığıyla plasentadan alır.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...