Kadinlaşma
KADINLAŞMA
Kadınların normal cinsel gelişimi (kadınlaşma), ergenlik sırasında oluşur. Bu süreci östrojen ve progesteron adlı cinsellik hormonları yönetir. Cinsellik hormonlarının etkisiyle memeler gelişir, kalça genişler, koltuk altlarıyla dış genital organların çevresinde kıllar çıkar, rahim büyür ve regl kanamaları başlar. Belirli durumlarda kadınlaşma gecikebilir; ya da Turner sendromu ve hipopituitarizm gibi hastalıkları olan kadınlarda hiç başlamayabilir.
Memeler, tamamen gelişmiştir; dış geMeme gelişimi, ya yeni başlamıştır ya da henüz başlamamıştır; kasık kılları nital organlar çevresinde kılların çıkçıkmamıştır ve bu yaşta neredeyse ması ve kalçanın genişlemesi, kızlardaerkeksi bir görünüm söz konusudur. Testisli kadınlaşma sendromu, bir erkekte kadın cinsel özelliklerinin gelişmesi durumudur; bu durum, genetik olarak erkek olan kişinin görünüşte kadına benzemesine yol açar. Dokuların; testislerin ürettiği erkeklik hormonlarına tepki vermemesi bu sendroma neden olur. Regl, rahim çeperinin bozulmasından kaynaklanan, döngüsel olarak vajinadan kan ve doku döküntüsü akıntısıdır.
Regl döngüsü, yaklaşık 28 günlük bütün döngünün ortalama 5 gününü alan regl kanamasının oluşmasıyla başlar (bu rakamlar, değişiklik gösterebilir). Reglden ayrı olarak bu döngü iki evreye ayrılabilir: yumurtlamadan önceki günler (doğurganlık evresi) ve yumurtlamadan sonraki günler (salgılama evresi). Regl döngüsü, sadece insanlarla diğer birkaç primatta (çift ayaklı canlı türleri) görülür ve üreme döngüsünün pek sık rastlanmayan bir türünü oluşturur. Regl döngüsünde en belirgin değişiklikler rahim çeperinde (endometriyum) meydana gelir. Regl döneminde çatlayan rahmin çeperi kan damarlarından sızan 35-50 mililitre kanın yanı sıra, rahmin çeperinin büyük bir kısmı yıpranıp atılır.
Bu sürecin sonunda kalan rahim çeperinin küçük bir kısmı (yaklaşık 1 milimetre kalınlığında), rahmin çeperinin yeniden oluşmasında önemli bir role sahiptir Rahmin çeperinin yeniden oluşumu, doğurganlık evresinde yumurtalık içinde gelişen foliküllerde (kesecik) üretilen östrojen hormonunun etkisi altında oluşur ve çeperin kalınlığı 3 milimetreye ulaşıncaya kadar sürer. Gelişimini tamamlayan rahmin çeperi, zengin bir damar dokusuyla salgıbezlerinden oluşur. Sarı cismin (olgunlaşıp yumurtayı üreten kese) ürettiği progesteron, yumurtlamanın hemen ardından regl kanamasından yaklaşık iki gün öncesine kadar (ortalama 26. gün) temel hormondur.
Progesteronun başlıca işlevi, gebeliğin ilk birkaç gününde işlevsel bir plasenta oluşmadan önce embriyoyu besleyecek bir salgı üretmeleri için rahmin çeperi bezlerini uyarmaktır. Bu salgı, gebelik olsa da olmasa da üretilir. Eğer kadın gebe değilse sarı cisim, döngünün 26. gününe kadar devam eder, daha sonra yıpranmaya başlar ve progesteron üretimi hızla düşer. Rahim çeperindeki kan damarları, dolaşan progesteron düzeylerine karşı oldukça duyarlıdır; azalan progesteron düzeyine kasılarak ve rahmin çeperinin en derin kısımları dışındaki bölümlere kan akışını keserek tepki gösterir.
Bu, dokunun bozulmasına ve hasar gören kan damarlarının kanamasına yol açar; böylece bir sonraki regl kanaması başlar. Regl akışı, kas kasılmaları ve regl kanının pıhtılaşmasını engellemek için rahmin çeperinde üretilen maddeler sayesinde kolaylaşır. Gebe kadınlarda regl kanaması olmaz; çünkü sarı cisim, ilk plasentadan kaynaklanan hormonların etkisi altında yaşamını sürdürüp progesteron salgılamaya devam eder. Bu, ilk üç aylık döneminin sonuna doğru plasenta kendi progesteronunu üretmeye başlayana kadar gebeliğin devamı açısından
Benzer tıbbi terimler
Tümünü görAkondroplazi
Akondroplazi, bedenin gelişimi sırasında kıkırdağın uygun bir biçimde oluşumunu ve dolayısıyla kemiklerin gelişimini engelleyen genetik bir bozukluktur.
Âdet sorunlari
Âdetten önceki günler bazı kadınlar için sıkıntı verici zamanlardır; bu âdet öncesi gerginlik veya âdet öncesi sendromu olarak bilinir ve âdet sırasındaki ağrı veya rahatsızlık olan dismenoreden (ağrılı âdet görme) ayırt edilmelidir.
Aile öyküsü
Bir hekim, hastasının sağlık durumuna ilişkin genel bir bilgi edinmek için, ilk muayene sırasında hastanın ailesinin tıbbi geçmişini öğrenir.
Akciğer zari hastaliklari
Akciğer zarı, akciğerleri ve göğüs boşluğunu saran ve akciğerlerin solunum sırasında göğüs duvarına sürtünmeden hareket etmesine izin veren iki tabakalı ince bir zardır
Anal kaşinti
Anal kaşıntı, anüs derisinin tahrişi sebebiyle oluşur.
Anorektal fistül
Anorektal fistül (veya ‘anüsteki fistül') anüsün içyüzeyi ve anüs çevresindeki deri arasında anormal bir delik oluştuğu durumdur.
Kullanıcı yorumları
0 yorum
Yorumlar yükleniyor...