İşitme

İŞİTME

İşitme gaz, sıvı ve katı maddelerden dalgalar halinde iletilen ses titreşimlerini algılama yeteneğidir. Sesler, frekans (yüksek ya da düşük) ve yoğunluk olarak çeşitlilik gösterir. Frekans, hertzle (saniyedeki devir) ölçülür; yaklaşık 50 hertzdeki düşük frekansla, yaklaşık 16.000 hertzdeki yüksek frekans arasındaki sesler işitilebilir. Yoğunluksa desibelle ölçülür. Sıfir desibeldeki sesler işitilemez; 140 desibelin üzerindeki seslerse yıkıcı derecede yüksektir. Ses, kulağın duyarlı ve karmaşık mekanizmalarıyla beyne iletilir. Çift taraflı işitme (her iki kulakla), ses kaynağının yönü ve uzaklığı hakkında bilgi verir.

Kulak, işitme adı verilen bir süreçle sesi algılayan ve ses dalgasının mekanik enerjisini beyne iletip, sinir uyarılarına dönüştüren duyusal bir organdır. İşitme yeteneği, doğumdan önce gelişir; cenindeki içkulağın oluşumu yaklaşık dokuzuncu haftada başlar. Kulağın üç bölümü vardır: Dışkulak, ortakulak ve içkulak; bu bölümlerin her biri, işitme sürecinde özel bir rol oynar. Dışkulak, kulakkepçesi (pinna) ve kulak kanalından meydana gelir; kulak kanalı, ince kıllar ve kulak kiri salgılayan bezlerle çevrili, tüp şeklinde bir geçittir. Bu geçit, dışkulağı kulakzarına bağlar.

İçkulak, kulakzarının yanı sıra isimleri Latince çekiç, örs ve üzengi anlamına gelen (sirasıyla malleus, inkus ve stapes) sözcüklerden türetilen üç küçük kemikçik içerir; bu kemikler, kulakzarı boşluğu salyangoz bölgesindeki oval pencereye bağlar. Östaki borusu (ya da işitme borusu), kulakzarı boşluğunun hava alanını yutağa bağlar ve ortakulaktaki hava basıncının atmosfer basıncıyla eşit olmasını sağlar. Mukus (sıvayıcı yapışkan sıvı) zarıyla kaplı östaki borusu, nezle ya da benzeri virüse bağlı enfeksiyonlar sonucu oluşan şişmeyle tıkanır. Uçak seyahati sırasında olduğu gibi basınç değişikleri, kulakta rahatsızlıkla ağrıya neden olur ve işitme önemli oranda azalabilir.

Yutkunma ya da çiğneme, borunun yeniden açılmasına yardımcı olur ve basıncı eşitler. İçkulak (labirent), işitmenin ana organı olan sıvı dolu salyangozla denge organları olan yarı dairesel kanalları içerir Dışkulak, havadaki sesleri ya da ses dalgalarını toplayıp kulak kanalından ortakulaktaki kulakzarına gönderir. Dalgalar, buradan ortakulak kemikçiklerinin titreşimiyle salyangoz bölgesindeki (içkulak) Korti organına aktarılır. Burada salyangoz bölgesi sıvısını etkileyip binlerce ufak kil hücresini harekete geçirirler; bu hücreler, ses dalgalarını mekanik enerjiye çevirerek, salyangoz bölgesi siniri aracılığıyla beyne gönderilen elektrik uyarıları üretir.

Farklı kıl hücreleri, yüksek ve düşük frekanslı sesleri aktarır; salyangoz bölgesinin en derin kısmındaki kıl hücreleri, en düşük frekanslı sesleri alır. Geçirgen işitme, kafatasındaki kemikler aracılığıyla sesin alınmasıdır; geçirgen işitme, aynı zamanda insanın kendi sesi için de ana iletim rotasıdır. Ses dalgaları, ortakulağı geçerek doğrudan salyangoz bölgesine gider. Sesin yüksekliği, desibelle ölçülür ve duyulabilen belirli bir perdenin en düşük sesi, o perde için işitme eşiği olarak ifade edilir. 10 desibelin altındaki fisıltı şeklinde seslerin işitilmesi güçtür ve 140 desibelin üzerindeki seslerse kulakta ağrıya yol açabilir.

70 desibelin üstünde güce sahip seslere, sürekli olarak maruz kalma, işitme kaybını hızlandırır ve 100 desibelin üzerindeki seslerse tek bir seferde dahi kalıcı hasara neden olabilir İşitme duyarlılığı, yüksek sese maruz kalma durumunda içkulağa iletilen titreşimlerin gücünü azaltmak için, ortakulak kemikçiklerini pekiştiren işitme refleksiyle korunur. Ancak bu koruma, yüksek sese sürekli maruz kalma sonucu salyangoz bölgesindeki kıl hücrelerinin yok olmasını engellemeye yetmez.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...