Sürüş, sağlık

Güvenli sürüş kısmen aracın sürücüsünün sağlığına bağlıdır. Sürücünün fiziksel durumunu etkileyen ya da yargı, uyanıklık veya reaksiyon hızı gibi zihinsel yetenekleri bozan herhangi bir durum ya da tıbbi bozukluk sürücünün yaralanma riskini artırdığı gibi, karayolunu kullanan diğerlerinin ve yayaların yaralanma riskini de artırır. En açık seçik tehlikelerden birisi alkolün etkili altında olmaktır. Kanda izin verilen azami alkol düzeyi düzeyine ilişkin katı yasalar vardır, çünkü alkolün yargı yeteneğini bozduğu ve reaksiyon sürelerini uzattığı bilinmektedir. Yasadışı ilaçlar (bkz. ilaç kötüye kullanımı) da benzer biçimde zararlı etki gösterir. Reçeteyle alınan bazı ilaçlar da araç sürme yeteneğini etkileyebilir; örneğin, bazı antihistaminler (saman nezlesi gibi bozukluklari tedavi etmede kullanılan ilaçlar) uyuklamaya neden olabilir. İlaçlar ile alkolün birleşmesi, tek başlarına kullanılmalarından daha güçlü bir etki yaratır. Tehlikeli olabilen diğer durumlar arasında bitkinlik ve herhangi bir tipte stres reaksiyonu, örneğin öfke ve kaygı sayılabilir. Yorgunken araç sürmek trafik kazalarının en yaygin nedenlerinden biridir. Çeşitli sağlık problemleri ya da durumları kişinin sürüşe uygunluğunu etkileyebilir, bunun açık seçik bir örneği görme bozukluğudur. Diğer örnekler arasında inme geçirmis olmak, kalp pili takılmış olmak, belirli fiziksel özürler ve bazı kronik durumlar, sözgelimi epilepsi ve diabetes mellitus vardır. Sürücülüğe uygunluğu bozulmuş olan kişilerin araç sürmelerine yine de izin verilebilir (belki belirli kısıtlamalar getirilerek), ama böyle kişiler bu durumlarını sürücü belgesi veren kuruma ve sigorta şirketine bildirmelidirler. Tibbi durumu ne olursa olsun, eğer bir kişi sürücülüğe uygunluğu konusunda herhangi bir kuşku ya da kaygı taşıyorsa, sürücü belgesi veren kurumla irtibata geçmelidir.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...