Kan bağışı

Kan naklinde kullanılmak üzere kan verme süreci. Kan bağışçıları çoğunlukla yılda yaklaşık iki kez 500 ml (toplam kan hacminin yaklaşık onda biri) kadar kan verirler. Bağışlanan kan rutin olarak bir dizi testten geçirilerek hepatit B ve hepapıhtılaşma faktörünün üretimini denetleyen gendeki (örneğin bkz. faktör V) bir mutasyon ya da gebelik önleyici hapların kullanılması bu nedenler arasındadır. Hughes sendromu bulunan kişilerde de tromboz riski artar. Diğer bozukluklar Kanda bakterilerin coğalması (bkz. septisemi) ya da bakterilerin salgıladığı toksinler (bkz. toksemi) kan zehirlenmesine neden olabilir. Karbonmonoksit ve kurşun gibi toksinler de zehirlenmeye neden olabilir. Bazı ilaçlar kan anormalliklerine neden olabilir. Örneğin, tiazid sınıfından diüretik ilaçlar beyaz kan hücrelerinin ve/veya trombositlerin üretimini baskılayabilir; metotreksat kırmızı hücre üretimine müdahale edebilir; antikoagülan ilaçların aşırı yüksek dozu anormal kanamaya neden olabilir. Kan plazmasında önemli bir protein olan albümin ya karaciğer hastalığının ya da böbrek hastalığının bir sonucu olarak yetersiz hale gelebilir. ARAŞTIRMA Kan bozuklukları en basta cesitli kan testleriyle araştırılır; örneğin kan sayımı, kan filmi ve kan pıhtılasma testleri bu testlerdendir. Demir gibi minerallerin ve vitaminlerin düzeyleri de ölçülebilir. Bazı olgularda kemik iliği biyopsisi de gerekli olabilir. tit C gibi infeksiyon yapıcı maddeler ve HIV antikorları yönünden kontrol edilir. Kan gruplarına göre sınıflandırıldıktan sonra kan gerek tüm olarak, gerekse bileşenlerine ayrılarak (bkz. kan ürünleri) bir kan bankasında depolanır. Aferez, bağısçıdan yalnızca kanın belirli bir bileşeninin (örneğin plazma, trombositler ya da beyaz kan hücreleri) alındığı özgül bir kan bağışı türüdür.

Kullanıcı yorumları

0 yorum

Giriş yap

Yorumlar yükleniyor...